tencere yemegi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tencere yemegi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2012 Çarşamba

Zeytinyağlı Uzun Boylu Bamya - Gümüşlük Pazarından


Gümüşlük pazarında tontonmu tonton bir teyzem var , ağzında dişi kalmamış , hoş sohbet , sağlık için öğütler veren teyzem :-) 3 hafta boyunca bamyamı ondan aldım , her hafta alırken " mutlaka hergün 2 adet çiğ yiyin şeker hastalığına birebir " dedi , hatta her defasında elinde bir bamya çiğ yerken görüyordum:-) Bamyalar benim alıştığım gibi ufacık değil bazıları 10-15 cm. uzunluğunda ve gayet sert , ilk sefer aldığımda yumaşamayacağından endişelendim ama pişince bu endişem hemen yok oldu :-) Son çıktığım pazardan bir miktar alıp İstanbul'a da getirdim , şapkalarını kesip yıkayıp iyice kurutup derin dondurucuya koydum , bir paketim kaldı onu da yakında pişireceğime eminim :-)


Malzemeler;

- 1/2 kilo bamya
- 1 adet iri boy kuru soğan ( ay şekilde doğranmış )
- 1 adet büyük boy domates ( küp küp doğranmış )
- 1 çay kaşığı domates salçası
- 1 adet küp şeker
- 3 çorba kaşığı kadar zeytinyağı
- istenildiği kadar tuz ve karabiber

Şapkaları alınmış bamyaları ve tüm malzemeleri çiğ olarak düdüklüğe koyup düdük ötmeye başladıktan sonra ocağımızı kısıp 7-10 dk. civarında pişiriyoruz.
Soğuyunca servise hazır oluyor..
Sağlıcakla kalın.

7 Eylül 2010 Salı

Haluçka - Annemden Lezzetli Bir Tarif ve Hatıralar

Bugünkü tarifim çookkk eski zamanlarda çocukluğumdan gelme.

Küçükken çok severek yediğim bir yemekti , annem sık sık yapardı , dün telefonda konuşurken Haluçka yaptığını öğrenince canım çok ama çok çekti:-) Ayrıca sizler paylaşmak istediğim de bir lezzet olduğu için hemen yeğenime fotoğrafını çekip yollamasını istedim , sağolsun isteğimi ikiletmedi ve hemen yolladı , binbir rica ile biraz önce telefonda annemden tarifini aldım. Rica diyorum , çünkü " sen gelip yanında yapmadan sonra tadına bakmadan tarif vermem " diye ısrar etti , ama benim ısrarlarım daha baskın çıktı ve zorlada olsa tarifi aldım:-)))

Yayınlayınca haber vereceğim ya da yarın gidince hemen yazımı okutacağım :-))

İnternette araştırdığımda Haluçka , Merzifon , Samsun ve Kastamonu civarlarına ait bir yemek olarak ortaya çıkıyor. Çocukluk yıllarımda yaz tatillerinde anneannemlere Merzifon'a çok gittik ama bu yemeği hep İstanbul'da hatırlarım.

Merzifon'da çocukluğuma ait en çarpıcı anım ise ; büyük şehir İstanbul'tan 1 aylığına gelmiş olan bir çocuk olarak biraz böbürlenirdim , genelde oradaki arkadaşlarıma göre daha kültürlü ve çok şey bilen birisi gibi hissederdim kendimi , çok fazla oyuncağım olduğunu sanırdım taki bir arkadaşımın evine gidinceye kadar . Oyun oynamaya çağırmıştı bende gayet normal bir biçimde salona girdim , ama salonda yerde duran koskaca bebek evini ve içindeki tam takım ev eşyalarını ,buzdolabından çamaşır makinesine fırına kadar görünce nutkum tutuldu , meğerse babası Almanya da çalılıyormuş ve hepsini oradan getirmiş:-)))
Bizim Almanya da hiç tanıdığımız olmadığı için benim çay takımlarım ve ters çevirice ağlayan bebeklerim onun oyuncakları yanında öyle sönük kaldılarki şu an bile o anki halimi hatırlar ve gülerim:-)))
Bakarmısınız bir Haluçka neleri hatırlattı :-)))

Sanırım artık yemeğimizden bahsetmenin zamanı geldi:-)

Halucka

Mazeme listesi vermeyerek annemin anlattığı gibi aktarıyorum .

2-3 adet kemiksiz tavuk budunu çok az sıvı yağ ile suda pişiriyoruz , pişmeye yakın içine doğranmış domates ilave ediyoruz .
Ayrı bir kasede 1 yumurtayı 2 çorba kaşığı kadar su ve birazda et suyu ile çırpıyoruz , içine çok az tuz ve yavaş yavaş un ilave edip kaşıkla karıştıyoruz , hamurumuz katı olmayacak hafif kıvamlı bir hamur haline gelince , et suyuna batırıp ıslattığımız kaşığın ucuyla alıp kaynamakta olan et suyunun içine parça parça atıyoruz , içine 1 avuç kadar haşlanmış nohut ve biraz pul biber ve karabiber ilave edip hafifçe kaynatıyoruz . Hamurlar pişince arzuya göre doğranmış maydanoz ile servis yapıyoruz.

Bu arada anneciğim bayramda da benim için yapacak sanırım :-)))

Sağlıcakla kalın.

22 Aralık 2009 Salı

Mercimekli Mantı Yemeği

mercimekli mantı yemeği

Amaç mantı çorbası yapmaktı ama sonuç yemek oldu :-) Biliyorsunuz benim başlangışlarım ve sonuçlarım arasında epey şekil değişikliği söz konusu olabiliyor:-)

Uzun zamandır dondurucumda bulunan ve Çorum'dan gelen mantılardan çorba yapmak için kolları sıvadım.

Mantılar boş olarak hazırlanıp fırınlanıyor ve Çorum'da özellikle ramazan ayında salçalı ya da domatesli çorba olarak pişiriliyor.

Ben biraz değişiklik yapıp içine mercimekte katınca ve ayrıca sabahtan pişiripte mantılar biraz şişince benimki yemeğe dönüşü verdi. Ama misafirlerime çorba olarak sundum o da ayrı :-)))
Her ne kadar yemek diye idda edilse bile lezzeti çok beğenildi .

Bu yemeği illa Çorum mantısı ile yapmanızı gerek yok ufak boyutlardaki mantıylada yapabilirsiniz.

Malzemeler ;
- 1 su bardağı mantı
- 1/2 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1 çorba kaşığı domates salçası
- alabildiği kadar tavuk suyu
- istenildiği kadar tuz
- üzerine : naneli ve kırmızıbiberli kızgın tereyağı

Tereyağı eritip salçayı ekleyip bir müddet çok az suyla pişiriyoruz. Tavuk suyunu ve mantıyı ekleyip pişmesine yakın mercimeği ve tuzunu ilave edip istenilen kıvama gelince ocağımızı kapatıyoruz. Servis sırasından önce hazırladığımız tereyağında kızdırılmış nane ve tereyağını döküp çok az karıştırıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Sucuklu Kurufasulye / Esra'nın Anısına Pastırma Sucuk Ye # 40

Bu yemeği bir sene önce aramızdan ayrılan blogcu arkadaşımız Esra’nın anısına sizlerle paylaşıyorum ve aynı zamanda http://ninomutfakta.blogspot.com/2008/11/esramizin-anisinapastirma-sucuk-ye40.html vermiş olduğum linkin sahibi sevgili Nihan’nın güzel etkinliğine de katılmış oluyorum.

Esra ile karşılıklı hiç yorumlaşmadık, kendisini maalesef ki aramızdan ayrılmasından sonra tanıdım, ama özellikle son yazılarını okuduktan ve uzun süredir tanışıp onun hakkında yazılar yazan diğer blogcu arkadaşlarımdan edindiğim bilgilerden sonra sanki çok çok önceden tanıdığım birisi olarak kabul ettim. İşte bu sebepten bu etkinliğe katılmak boynumun borcu oldu.

Kurufasulyelerim sevgili arkadaşım Özlem tarafından Arife günü getirildi. Onlara da Erzurum İspir’den gelmiş. Bu tür fasulyeleri yedikten sonra normal kurufasulye cinslerinin hiç çekiciliği kalmıyor.

Malzemeler;

- 2 su bardağı kurufasulye
- 1 baş kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 2 adet parmak sucuk ( ortadan ikiye bölünüp dilimlenmiş )
- 1 çorba kaşığı salça
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- İstenildiği kadar tuz

Fasulyeleri 5-6 saat önceden sıcak suda beklettim. Düdüklüde soğanları yağda harlı olmayan ateşte kavurup üzerine sucukları ve salçayı koyarak bir müddet daha kavurdum.Bu karışıma yıkanmış olan fasulyeleri ve tuz ekleyip üzerinden çıkacak şekilde su ilave ederek yaklaşık düdüklü tencerede 20-25 dakika kadar pişirdim. Aslında daha kısa zamanda yeterliymiş, çünkü çok çabuk pişen bir fasulyeymiş.

İspir fasulyesinin ıslatılma şekli hakkında biraz önce bir web sitesinde süt ve 1 kesme şeker ile 1 gün boyunca ıslatılıp daha sonra pişirilmesi gerektiğini ve pişen kurufasulyeyi de yaklaşık 20 dakika kadar toprak güveçte ağzı alüminyum folyo kapanarak fırında pişirmeye devam edilmesi gerektiğini okudum. Bir daha bu şekilde deneyeceğim.

Sağlıcakla kalın.

14 Aralık 2008 Pazar

Sebzeli Tavuk Haşlama

Tavuk Haslama

Çok çabuk yapılan ve lezzetli bir tencere yemeğini sizlerle paylaşmak istedim.
Bu yemeği yapalı epey zaman , yayınlamak ise bugüne kısmet oldu.

Malzemeler;

- 1 adet tavukgöğsü ( irice doğranacak )
- 2 adet orta boy patates ( irice doğranacak )
- 2 adet orta boy havuç ( irice doğranacak )
- 2 adet yeşil sivri biber ( irice doğranacak )
- 1 adet domates ( kabukları çıkartılıp doğranacak )
- 1 çorba kaşığı domates püresi
- İstenildiği kadar tuz ve karabiber
- Süslemek için, nane ve dereotu

Tüm malzemelerimizi düdüklü tenceremize çiğden koyup 1 su bardağı kadar da su ilave edip yaklaşık 10–15 dakika pişirip servise hazır duruma getiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

14 Eylül 2008 Pazar

Kabak Ve Biber Dolması



En çok sevdiğim tencere yemeklerinin başında gelir. Nedense yapımı her zaman kolay gelen bir yemek olmuştur benim için ve hatta bir ara pazartesi günlerinin klasik yemeği haline gelmişti, kızım daha tencereye bakmadan “ bugün pazartesi mutlaka dolam var “ derdiJ.
Ama şu sıralar o kadar sık yapmıyorum, dün akşam yaptım ama fotoğraf daha önce yapılanlara ait, çünkü dün fotoğraf çekmeyi unuttum ve hazır elimde var bunu kullanayım dedim :-)

Malzemeler;

- 7 tane dolmalık biber
- 3 tane dolmalık kabak
- 1 iri soğan ( parçalayıcıda doğranmış )
- 1 domates ( parçalayıcıda doğranmış )
- 1 domates dilimlenmiş ve 2 çorba kaşığı domates püresi
- 150–200 gr. kadar yemeklik kıyma
- 1 çay bardağından biraz az pirinç
- çok fazla olmamak kaydı ile kıyılmış maydanoz
- 1 tatlı kaşığı kutu nane
- 1 çay kaşığı kara ya da beyaz biber
- 1 çay kaşığı tuz ( ben az tuzlu yaparım, siz tuzunu ayarlayınız )

Dilimlenmiş domates ve domates püresi hariç tüm diğer malzemeleri kıymaları çok fazla ezmeden iyice karıştırıyoruz, eğer parçalanmış domatesin suyu yeterince yoksa 2 çorba kaşığı kadar su ilave ediyoruz, çünkü iç malzemesinin katı olmaması gerekiyor.
Bu malzemeyi çok fazla sıkıştırmadan çekirdeklerini çıkarttığımız biberlere ve ikiye bölüp içini oymuş olduğumuz kabaklara dolduruyoruz.
Biber ve kabaklarımızı tencereye dizip üzerlerine dilimlenmiş domatesleri koyup, sulandırdığımız domates püresini döküp tenceremizin kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişirmeye başlıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

2 Eylül 2008 Salı

Kabak Karnıyarık


Bu yemek başlangıçta basit bir kıymalı kabak yemeği olacakken, birden bu şekle dönüşüverdi :-)

Kabağın yetiştiricisi sevgili arkadaşım Nursen. Kendisinin Ağva’da çok güzel bir evi var ve epeyce büyük bahçesi. Her sene “ bir daha bu kadar çok sebze ekmeyeceğiz “ der ama topla topla bitiremezler:-). Eee bundan tabii ki bizlerde sebepleniyoruz fenada olmuyor hani :-).
Biraz yüzsüzlük edip “ ee nerde benim sebzeler “ diyorum ve ertesi hafta hemen geliyor, ama eve götürmem için birde hamal gerekiyor, sanırım “ al işte çenen kapansın “ der gibi kilolarca getiriyor sağ olsun :-)

İşte bu kabak ve domateslerde sevgili arkadaşımın mahsülleri, kabak normal boyutuna göre nerdeyse 4 ya da 5 kat büyüktü ve yıkarken bu yemeği yapma fikrini sağladı. Sizlerin o kadar büyük kabağı nereden bulacağınızı bilemiyorum, işin açıkçası sanırım ben bile bulamam bir daha:-) , ama olsun normal ebattaki kabakla yapılamayacak bir yemek değil.

Malzemeler;

- 1 büyük boy dolmalık kabak
- 100 gr. kıyma
- 1 çorba kaşığı pirinç
- 2 iri boy domates
- 1 baş soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1 çorba kaşığı domates püresi
- Tuz ve karabiber
- Taze nane ( ince ince kıyılmış )

Kabağımızı ortadan ikiye ayırıp içlerini boşatıyoruz, yarısını o şekilde bırakıp diğer yarısını ince dilimler halinde doğruyoruz. Ayrı bir tavada soğanı domatesi ve kıymayı tuz ve biberi ile birlikte kavuruyoruz. Tavanın altını kapatmadan önce pirincini, domates püresini ve nanenin çokça bölümünü ekliyoruz. Yarısı bütün olarak duran kabağımızı düdüklüye koyup içine kavrulan malzememize dolduruyoruz ve yanlarına da dilim dilim kestiğimiz kabağımızı ve artan iç malzememizi koyup biraz su ilave ederek, düdüğü çalıp ateşi kıstıktan sonra 10 dakika kadar pişiriyoruz. Daha sonra servis tabağımızda sunuma hazırlarken üzerine kesilmiş bir tutam taze nane ekliyoruz.

Sağlıcakla kalın.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

Kıymalı Bezelye

Geçen hafta başında yapmış olduğum ve sadece benim tükettiğim bir yemek. Aslında sadece 2 tabaklık yapmışım bana 2 öğlen yemeği için yetti, evdeki bireylerin yememesi benim işime yaradı :-) .
Bu sene dondurucuya epey az bezelye koymuşum sadece 1 torbam kaldı. Sakladığım bezelyelerde epeyce iriydi, şimdi kışın boyutu ufak dondurulmuş hazırlarla idare edeceğim.

Malzemeler;

- ½ kilo bezelye
- 1 kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 4 diş sarımsak ( ikiye bölünmüş )
- 100 gr. kadar kıyma
- 1 büyük boy domates
- 2 adet yeşil biber
- 1 çorba kaşığı domates püresi
- Tuz ve kırmızıbiber

Soğanı, domatesi, sarımsağı, yeşil biberi ve kıymayı biraz pişiriyoruz. Daha sonra düdüklü tencereye alıp bezelye, domates püresi, tuz ve kırmızıbiberini ilave edip 1 su bardağı da su ekleyerek düdüklü tencerede düdük ötüp ocağı kıstıktan sonra 10 dakika kadar pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Isırgan Yemeği


Uzun zamandan beri bu tarifi yayınlayacağım ama bir türlü fotoğrafın yüklü olduğu USB belleğimi bulamıyordum. Bugün şans eseri buldum ve tekrar kaybetmeden hemen sizlerle paylaşayım dedim :)
Bu yemeği sevgili arkadaşım Nursen yapmıştı ve şirkete getirdi birlikte yedik. Daha önce kavurmasını yemiştim ama yemeğini ilk defa yedim ve tek bir şey söyleyebilirim lezzeti harika. Ellerine sağlık arkadaşım.
Tabi bu yemekte en büyük yardım annesinin ve ablasının çünkü ısırganlar onlar tarafından toplanıp temizlenip yıkanıp hazırlanmış:) Sevgili Türkan Teyzem ( Nursen’nin annesi ) ısırganı toplarken eldiven kullanmazmış, çünkü ısırganın değdiği yerlere şifa verir dermiş. İtiraf edeyim sanırım ben elimde eldiven bile olsa toplamaya cesaret edemem :)

Malzemeler;

- 1 demet ısırgan ( ben demet diyorum sanırım pazarlarda demet ile satılıyor )
- 1 orta boy soğan ( küp küp doğranmış )
- 1 orta boy domates ( küp küp doğranmış )
- 1 avuç bulgur
- 3 diş sarımsak ( doğranacak )
- Tereyağı
- Tuz
- Kırmızıbiber

Soğanları tereyağında pembeleştiriyoruz, üzerine domatesi ekleyerek biraz daha kavuruyoruz. Temizleyip doğradığımız ısırganları, bulguru, sarımsağı, tuzu ve kırmızıbiberi ilave edip çok azda su ekleyip ocağı kısık şekilde suyunu çok çektirmeden pişmesini sağlıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

25 Nisan 2008 Cuma

Yumurtalı Pazı Kavurması

Pazının her türlüsünü severim. Hem kolay pişen hem de lezzetli bir sebze. Hafta ortasında aldığım bir demet pazıyı ancak bugün pişirebildim. Saplarından kendime göre 1 tabak çıkacak şekilde zeytinyağlı yaptım geri kalanını da tarifini vereceğim fotoğrafta gördüğünüz yumurtalı kavurma haline getirip pazar akşamı için hazırladım. Bu arada bitti bile :)

Malzemeler;

- 1 demet pazının yaprak kısımları ( sapları da konabilir )
- 1 büyük boy kuru soğan ( rondoda çekilmiş )
- 1 çorba kaşığı kadar zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı kırmızıbiber ( acıyı isteğinize göre ayarlayınız )
- İstenildiği kadar tuz
- 2 adet yumurta

Rondoda çekilmiş soğanları zeytinyağında yumuşayana kadar pişiriyoruz. Soğanların üzerine doğrayıp yıkadığımız pazıyı, kırmızıbiberi ve tuzu ilave edip hafifçe karıştırdıktan sonra tavamızın kapağını kapatıp pazılar yumuşayana kadar tutuyoruz. Daha sonra kapağı açıp ara sıra karıştırarak pazıların pişmesini sağlıyoruz.
Pazı piştikten sonra 2 yumurtalık yer açıp yumurtaları kırıyoruz ve kapağımızı kapatıp çok kısık ateşte yumurta istediğimiz kıvama gelene kadar pişirip servis yapıyoruz.

Sağlıcakla kalın.


Not: Bu tarifi ilk olarak 30/03/2008 tarihind diğer blogumda yayınladım.

Sarma Kapuska

Şimdi bu yemeğim ismin okuyanlar kapuskanın “ sarmasıda olurmu “diyecekler. Evet, olur hatta ben nerdeyse 25 yaşıma kadar kapuskayı sadece bu şekilde bilirdim ve ilk defa doğranarak yapılan kapuska görünce “ bu kapuska değil siz yanlış biliyorsunuz” bile demişimdir :), sonra öğrendim ki bizim bildiğimiz kapuskayı bilen hemen hemen kimse yok etrafımda :)

Ama ben hala annemim usulündeki kapuskayı daha çok severim.
Anneciğim sağ olsun geçenlerde onlara gittiğimizde bana gene sevdiğim bir yemek yapmıştı, işte bu sarma kapuskayı. Ne kadar yediğimi söylemeyeceğim :)

Malzemeler;

- Haşlanmış lahana yaprakları
- 2 baş soğan ( küp küp doğranmış )
- Her yaprak için 1 çorba kaşığı kadar pirinç
- 100 gr. kadar kıyma
- 1 çorba kaşığı salça
- Tuz, kırmızıbiber
- ½ çay bardağı zeytinyağı

Soğanları zeytinyağında çok pembeleşmeden pişiriyoruz, tuzu ve kıymayı da ekleyip kavuruyoruz. Bunların üzerine salçayı, kırmızıbiberi ve pirinci ekleyip bir müddet daha kavuruyoruz.
Hazırladığımız içimizi haşlamış olduğumuz bütün lahana yaprağının ortasına koyup bir el boyunda olacak şekilde zeytinyağlı lahana dolması sarar gibi sarıyoruz.
Sarılanları tencereye dizip kenarlarından çok az çıkacak kadar su ilave edip kısık ateşte tencerenin kapağı kapalı olarak pişiriyoruz. Piştiği zaman suyunun kalmamasına dikkat edelim, sulu bir yemek değil.

Sağlıcakla kalın.


Not: Bu tarif ilk olarak diğer blogumda 17/02/2008 tarihinde yayınlandı.

Baklalı Yaprak Sarması


Dün akşam annemlerde yemekteydik, gene anneciğim benim sevdiğim yemeklerden birisini yapmıştı. Kaç adet dolma yediğim konusunda sayı vermek istemiyorum, çünkü kimseyi hayretler içersinde bırakmak istemiyorum:)

Bu dolmadan daha önce arkadaşlarıma bahsettiğimde hiç kimsenin bilmediğini öğrendim, şimdi belki onlarda sayfama girerlerse nasıl yapıldığı konusunda bilgi sahibi olur. Laf aramızda bloğuma koyduğum tarifleri bir daha sözlü ya da yazılı olarak vermiyorum “ ee bloğuma girin bakın “ diyorum :)

Malzemeler;

- Salamura asma yaprağı
- 2 su bardağı iç bakla ( 2 saat kadar suda ıslatılmış )
- 1 su bardağı buğday yarması
- 2 baş kuru soğan ( küp küp doğranmış )
- 150 gr. civarında kıyma
- 1 çorba kaşığı domates püresi
- Karabiber, kırmızıbiber, tuz
- Zeytinyağı ( soğanı kavurmak için )

Doğranmış soğanları az miktar zeytinyağında solduruyoruz, daha sonra kıymayı, domates püresini, tuzu ve biberleri ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.
Su da şişen baklaları ve yarmayı bir kaba koyup üzerine kavrulmuş olan kıymayı ilave edip karıştırıyoruz. Dolmanın içi böylece hazır duruma geliyor.
Kullanacağımız tencerenin dibine çok az zeytinyağı koyup bir sıra yaprak seriyoruz. Yaprakların içine harcımızı koyup bohça gibi olacak şekilde sarıp tenceremize sırayla diziyoruz. Dizme işlemi bittikten sonra üst kısma da bir kat yaprak serip yanlardan çıkana kadar su ilave edip tencerenin kapağı aralık bir şekilde çok harlı olmayan bir ateşte pişirmeye başlıyoruz. Ara sıra suyunu kontrol etmekte fayda var, su ilave etmek gerekmektedir.
Dolmaların pişmesini bir çatal yardımı ile yaprağından anlayabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın
Not: Bu tarifi daha önce 13/01/2008 tarihinde diğer blogumda yayınladım.

Arpacık Soğanlı Mercimek Yemeği

Mercimek özellikle kış mevsiminde aranan kuru bakliyatlarından bir tanesi ve benimde en çok sevdiklerimden birisi. Genelde etsiz pişirmeyi tercih ederim ama sevgili eşim yemekte et olması taraftarı bu sebep ile bu seferkine kıyma ilave ettim ve hadi birde yeni aldığım arpacık soğanları ekleyim dedim, eee nede olsa yaratıcı olmam lazım değilmi :)

Malzemeler;
- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 1 baş kuru soğan ( küp şeklinde doğranmış )
- 10 tane kadar arpacık soğan
- Yeteri miktarda kıyma
- 2 çorba kaşığı domates püresi
- 1 çay kaşığı acı biber salçası
- Az miktarda zeytinyağı
- Tuz

Doğranmış soğanları zeytinyağında hafifçe pembeleşene kadar kavuruyoruz, içine arpacık soğanları da ekleyip çok az su ilave ederek 5 dakika kadar kısık ateşte tencerenin kapağını kapatarak pişiriyoruz. Soğanlara salçalarımızı biraz su ile ekleyip, onu da 5 dk. kadar kaynatıyoruz ve kıymaları ekleyince karıştırarak hafifçe kavurup en son olarak yıkadığımız mercimekleri ve tuzunu ekleyip, suyunu ayarlayıp tenceremizin kapağını kapatarak hafif ateşte pişirmeye başlıyoruz.

Ara sıra kontrol etmekte fayda var, mercimek suyu çabuk çeker sıcak su ilave etmek gerekir. Mercimekler pişinde yemeğimiz hazır duruma geliyor.

Sağlıcakla kalın.


Not: Bu tarifi 04/01/2008 tarihinde ilk olarak diğer blogumda yayınladım.

Dönerli Nohut Yemeği


Bazen ne yemek yapacağım diye düşünürken birden aklıma evde kalanları değerlendir yolunda ilginç fikirler gelir. Bu fikirlerimi gerçekliğe döktüğüm zaman etrafımdakiler “ gene ne uydurdun bakalım “ diyip gülerler :)

Bu yemekte düşüncelerim sırasında çıkan bir yemek :)

Hafta arası bir akşam yemekten sonra ertesi gün için ne yapabilirim diye düşünürken dondurucuda az kalan haşlanmış nohut ve dana döneri birlikte kullanıp bir nohut yemeği yapabileceğim aklıma geldi. Eeee hemen aklıma geleni uygulamaya geçtim :)

Malzemeler;

- 2 su bardağı haşlanmış nohut
- 1 avuç kadar dana döner
- 1 baş kuru soğan ( küp küp doğranmış )
- ½ paket domates püresi ( TAT ‘ın küçük paketlerini kullanıyorum )
- 1 çay kaşığı acı biber salçası
- Tuz
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı

Soğanları zeytinyağında çok hafif pembeleştiriyoruz, içine domates püresi, biber salçası ve çok az su ilave edip tencerenin kapağını kapatıp 5 – 10 dakika soğanlarla salçanın birlikte pişmesi için bırakıyoruz. Bu karışıma parçaladığımız dönerleri ilave edip çok az daha kaynatıp içine tuz, nohut ve çok az su ilave edip ocağı kısıp 10 dakika kadar daha pişiriyoruz ( nohut ve döner pişmiş olduğu için fazla kaynatmaya gerek yok ).

Sağlıcakla kalın.
Not: Bu tarifi ilk olarak 30/12/2008 tarihinde diğer blogumda yayınladım.

Tavuklu Patates Yemeği


Hadi bir tembel yemeği daha :)
Hemen hemen her zaman evimde olan malzemelerden acilen hazırladığım bir tencere yemeği.

Nasıl yapıldı;

2 adet tavuk göğsünü kuşbaşı doğradım
1 adet soğanı yemeklik olarak doğrayıp az zeytinyağında pembeleştirdim
Soğanın üzerine kuşbaşı tavukları ekleyip biraz kavurdum.

Kavrulmuş olan tavuklara domates püresi, tuz, karabiber ve çok az su ekleyerek tencerenin kapağını kapattım ve biraz hep birlikte pişmeleri için ocağı kısıp bekledim.

5 ila 10 dk.sonra küçük küçük doğradığım patatesleri ve 1 avuç kadar dondurulmuş bezelyeyi tavuklara katarak üzerinden çıkacak kadar su ilave edip kaynamaya bıraktım.

Kaynayınca ocağı kısık duruma getirip patatesler ve bezelyeler pişene kadar tuttum.
Suyu azalırsa sıcak su ilave edebilirsiniz.

Sonrada pişince ocağı kapatıp biraz demlendikten sonra afiyetle yedik :)

Sağlıcakla kalın.
Not: Bu tarifi ilk olarak 11/12/2008 tarihinde diğer blogumda yayınladım.