kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2013 Perşembe

Peynir Topları


İster kahvaltıya ,ister beş çayına simit yanına , ister akşam yemeğinde meze olarak tüketilebilecek , evdeki kalan peynirleri değerlendirmek adına hemen yapılan ve lezzeti bol olan bir çeşidi paylaşmak istedim.
Elinizde bulunan peynir çeşitlerini , uyan baharat ve yeşillikleri kullanarak yapabilirsiniz.

Benim malzeme tabirim ise tam diyet listesi gibi oldu :-))

Malzemeler ;

- 2 kibrit kutusu büyüklüğünde süt loru
- 2 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir
- 1 tatlı kaşığı krem peynir
- 1 diş sarımsak ( dövülmüş )
- 1/2 çay kaşığı kekik
- 1/2 çay kaşığından az kırmızı pul biber
- bir tutam dereotu ( doğranmış )
- 1 tutam taze nane ( doğranmış )
- birkaç damla zeytinyağı

Tüm malzemeleri iyice ezip karıştırıyoruz , en son yeşillikleri ilave edip avucumuzda top şeklini verip yaprak yeşilliklerle servis yapıyoruz.

Sağlıcakla kalın.


10 Mart 2013 Pazar

Kolay Piza






Bugün NTV de yayınlanan Mucize Lezzetler programında Refika'nın http://www.mucizelezzetler.com/ verdiği öğrenciler için ucuz ve kolay pizayı ben biraz değiştirerek öğleden sonra için hazırladım .
Lezzetini çok çok beğendik , artık hamur açıp piza yapmaya son :-) İncecik, bol malzemeli ve kısa zamanda pişen bir lezzet. Pazar günleri ve ani gelen misafirler için birebir. Sadece evde lavaş ekmeği bulundurmak yeterli, diğer malzemeler ise o an evde ne varsa.

Malzemeler ;

- 2 adet yuvarlak lavaş
- 1 kase rendelenmiş taze kaşar peyniri ( 150 gr kadar )
- 3 kibrit kutusu kadar doğranmış beyaz peynir
- 8 adet siyah zeytin ( doğranmış )
- 1 adet kırmızı kapya biberi ( şerit şeklinde doğranmış )
- 6 adet küçük domates ( ortadan kesilmiş )
- 1 çay kaşığı zeytinyağı
- 1 çorba kaşığı biber salçası + domates salçası
- Kekik , pul biber , karışık baharat ( Mısır Çarşısı'ndan almıştım)

Domates ve biberi 1 çay kaşığı zeytinyağında soteliyoruz. Sotelediğimiz tavadan domates ve biberleri alıp ilk önce bir adet lavaşı seriyoruz üzerine rendelenmiş kaşar peynirinin yarısını serpiyoruz ve kaşarların üzerine ikinci lavaşı koyuyoruz.
Salçaları ve baharatları çok az sıcak suyla ezip lavaşın üzerine sürüyoruz.Salçanın üzerine çok az kaşar rendesi serpip sırayla önce beyaz peyniri , zeytinleri sonra domatesleri , biberleri koyup çok az kekik serpiyoruz ve en üstüne rendelenmiş kaşar koyup tavanın üzerini kapatıp ocakta en kısık ateşte peynirler tamamen eriyip altı hafifçe kızarana kadar pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Tavada pişmeden önceki hali.

İki lavaş arası taze kaşar peyniri rendesi.

Zeytinyağında sotelenmiş domates ve biberler.

18 Ocak 2013 Cuma

Sebzeli Mücver

 
 
Yapalı epey zaman olmuştu , ama sırada bekleyen tariflerim arasında yer alıyordu ,şimdi sıra ona geldi :-)
Daha önce yapılmış bir reçete değil , o an elimde bulunan sebzelerin birleşmesinden ortaya çıkan bir lezzet oldu. Ama güzel de olmuştu :-)
5 çayı ya da akşam yemeğinde garnitür olarak servis edebilirsiniz. Sizlerde elinizin altında olan sebzeleri benim gibi değerlendirebilirsiniz.
 
Malzemeler ;
 
- 1 sap pırasa ( ince ince doğranmış )
- 2 dolmalık kabağın kabukları ( şerit halinde ikiye bölünmüş )
- 3 adet taze soğan ( yeşil kısımları doğranacak )
- yarım bağ maydanoz ( iri iri doğranmış )
- yarım demet dereotu ( iri iri doğranmış )
- 3 yumurta
- 1/2 çay bardağı süt
- 1 çorba kaşığı mısır unu
- istenildiği kadar kırmızı pul biber , karabiber , tuz
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı ( içine )
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı ( tavaya )
 
Yapılışı ;
Kabak kabukları, pırasa ve taze soğanları zeytinyağında soteleyerek pişiriyoruz ve tavanın zeminine yayıyoruz.
Bir kasede yumurta , süt , mısır unu , yağı ,yeşillikler ve baharatları iyice karıştırıyoruz . Tavadaki sebzelerin üzerine yayıyoruz .Çok harlı olmayan ateşte tavanın kapağı kapalı olarak yumurtalara piştikten sonra servise hazır hale gelmiş oluyor.
 
Sağlıcakla kalın.
 
 
 
 
 

27 Şubat 2011 Pazar

Kahvaltılardan Seçmeler - Namlı Gurme Karaköy

Şubat ayı başında Body Worlds sergisine gitmeden önce eşim ve kızım ile adını eşimden duyduğum ve onun sayesinde güzell ve lezzetli bir kahvaltı yaptığımız Namlı Gurme Karaköy'ü bazı fotoğraflarla sizlere tanıtacağım.
Bu arada mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor , akıllı eşim birgün önceden rez. yaptırmasaydı hevesimiz kursağımızda etraftaki yerlerden birine gidecektik:-)

İrtibat : Rıhtım Cad.Katotoparkı Altı / Karaköy
Tel: 0212 293 68 80-83

İçeri girdiğinizde yüzlerde çeşit sizi birden büyüleyiveriyor , sanki hepsinden yiyebilecekmiş gibi hissediyorsunuz:-)


Açık büfe değil , açık vitrin şeklinde . Vitrinden öncelikle sıcakları seçiyorsunuz. Onlar hemen pişirmeye alıyorlar.


Çeşit çeşit peynirlerde zorlanmadım desem yalan olur:-))


Seçerek hazırlattığımız kahvaltı tabağımızda olanlar , bu tabağı 3 kişi paylaştık


Kaymak ve balsız kahvaltımı olur :-)


Sıcak olarak istediğimiz , kaşarlı ve hellimli sucuklar harika şekilde kızarmış ve peynirleri erimişti.


Oturulan mekan ise sonradan camla kapatılmış ama elektrikli sobalarla ısıtıldığı için soğuk ile alakası olamayan bir yer.
Çay limitsiz olarak termoslarda masalara bırakılıyor.
Diğer kahvaltı ettiğimiz yerlere nazaran fiyat olarak biraz pahalı diyebilirim - kişi başı 25 TL hesap ödedik , ama geçen hafta yaptığım hiçte damak zevkime uymayan çok az çeşidi olup çok az porsiyonu olan Van Kahvaltısına kişi başı 20 TL verdikten sonra buranın hesabı hiçte pahalı gelmiyor:-)
Sağlıcakla kalın.

Kısa Bir Trabzon Gezisi

Aniden verilen bir karar ile ertesi gün alınan uçak biletleri ve sadece 24 saat sürecek olan bir Trabzon gezisi.
İnsan biraz çılgın ve de onun gibi çılgın arkadaşları olmaya görsün:-)
Şubay ayının ortası , hava alabildiğine soğuk ve eksilmeyen bir yağmur ama bir o kadar güzel geçen kısacık bir mola.
Teşekkürler Özlem'cim......


Biraz reklama girecek ama gittiğimiz hava yolunu kısada olsa övmem gerekecek :-)
Sky Airlines , zamanında kalkma , rahatsız etmeyen bir uçuş, sarsmadan yapılan iniş , güler yüzlü hostesler , girerken hoşgeldin şekeri , uçuş esnasında seçenekli sand. ve içecek , inerken portakal ikramı uzun süredir diğer bazı havayollarından göremediğimiz hizmetler.
Fiyat diğerleriyle aynı , otobüs ile aynı hatta daha ucuz.
Seyahat edeceklere tavsiye edebileceğim bir hava yolu.


Bütün gün yağmur altında Trabzon çarşılarını dolaştıktan sonra eve dönüş yolunda Tarbzonlu olan ( ama haksızlık etmeyim ünv. başlangıcından beri senelerdir İstanbul'da ) arkadaşımızın ilk defa gördüğü Trabzonda 22 yıl Sancak Beyliği yapmış olan Padişah Yavuz Sultan Selim'in koskoca heykeli ile karşılaştık hatta yanı başındaki konak ise Kanuni Evi diye geçiyor - şu günlerin pek bir ünlü kişisi olan Kanuni Sultan Süleyman babası Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi ilen 1495 yılında burada doğmuş.

Trabzonda bu kadar çok helvacı ile karşılaşağımı hiç tahmin etmezdim , meğerse bizim bildiğimiz Tahin Helvası orada Beton Helva olarak anılıyor ve çok meşhurmuş.
Ayrıca Kos Helva da çokca bulunuyor , tabiki bal , pestil çeşitleride epeyce fazla.
Dükkanların vitrinleri akşam olunca doğal renkli ürünlerin ışıklarla birleşmesiyle ışıl ışıl oluyor.

Eve geldiğimizde ilk önce yemek öncesi yorgunluğumuzu birer kadeh kırmızı şarap ile attıktan sonra :-)
Yemeğimize Trabzon'a özgü Tatlı Balkağı Çorbası ile başladık. Çorbanın lezzeti değişik tatlı ve tuzlu karışık bir lezzet , hatta ben kırmızı pul biberde ekleyerek daha farklı bir tat yarttım:-)) ama her türlü benim dama zevkime uygun bir lezzetti .Sonrasında ise nefis kızarmış Karadeniz Mezgiti ve salata ile devam ettik.
Ellerine sağlık Sevgi Teyzecim.
Ev sahibimiz sevgili Kazım Amcamın bu fotoğrafı uzun zaman önce bana ulaşmıştı , kısmet evlerine gidip orada güzel bir zaman geçirdikten sonra yayınlamakmış. Kendisi
çok başarılı ve sevilen bir matematik öğretmeni ve emekliliğinden sonra matematik zekasını mutfakta kullanmaya başlamış .
Bu sefer kendisinden birşeyler yiyemedik ( ama indiğimiz sabah fırından getirdiği bir kasa peynirli ve kıymalı pideyi göz ardı etmemem gerekiyor ) bir dahakine aynı bu fotoğraftaki performansı bekliyoruz:-))


Aşağıda göreceğiniz muhteşem tat ise Maçka'lıların bir çeşidi. Sağolsun tanıdıkları biz geliyoruz diye özel olarak hazırlayıp yollamışlar.
Lamesli Pide . Evde yapılmış mayalı hamur içine - soğanla kavrulmuş karalahana ya da pazı ve fasulye ilaveli iç , hamurun içine yerleştirilip tavada önlü arkalı olarak pişirilip yağlanıyor.Lezzeti muhteşem.Yapanın , getirenin ellerine sağlık.
Hatta yediğimiz yetmiyormuş gibi sağolsunlar yanımızada verdiler , hala bir bölümü dondurucuda duruyor önümüzdeki günlerde ısıtıp yiyeceğiz:-)


Dönüş günümüze erken başladık .Dolmuşa binerek yaklaşık 10 dakikalık mesafedeki Trabzon'un tarihi mekanlarından bir Müze'nin bahçesinde güzel bir Trabzon Kahvaltısı ettik. Bu tarihi yerden birazdan bahsedeceğim.
Hava gene dondurucu ama bahçedeki masaların üzerine çadır oluşturmuşlar ve içerde elektrik sobası yanınca dışardaki havayı hissetmiyorsun bile.



Masamız kahvaltılıklar adına çok zengin değildi , ama olmasınıda hiçmi hiç gerek yoktu.

Tazecik Trabzon Ekmeğini batıra batıra afiyetle çok lezzetli Kuymak ile işe başladık:-)
Peyniri toparlamak zor olsa bile tüm gücümle mücadele edip tavanın dibini kaşıkla sıyararak afiyetle yedim:-)
Gene Trabzon'a özgü Kaygana , omlet ve krep karışımı denebilir , ama gerçek olan lezzeti harika:-)

Kahvaltımızı bahçesinde yaptığımız tarihi yer - Ayasofya Müzesi.
Daha önce sadece kartpostallarda gördüğüm ve gerçekten muhteşem bir yapıya sahip olan Müze.
Aşağıda http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Ayasofya_M%C3%BCzesi den alıntıyı okuyabilirsiniz.

Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon'un Yenimahalle semtinde bulunan tarihi müzedir.

İstanbul'un Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra kaçan ve Trabzon'da 1204 yılında yeni bir devlet kuran Komnenos ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı "Kutsal Bilgelik" anlamına gelir.

Geç Bizans Kiliselerinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, kapalı kollu haç planlı olup, yüksek kasnaklı bbir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler verilerek kiremitle örtülmüştür.

Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.

Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır.

Güney cephesindeki kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı'nın sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır.

Kubbede ana tasvir İsa, onun tanrısal yönünü aksettiren Hristos Pantokrator (Herşeye kâdir İsa) tarzıdır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir.

Fatih Sultan Mehmed'in 1461 yılında Trabzon'u fethiyle camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. 1868 yılında Bursa'lı Rıza Efendi'nin teşvikleriyle yeni baştan onarılmıştır.

I. Dünya Savaşı yıllarında Ruslar tarafından işgal edilen Ayasofya, askeri karargâh, hastane, depo ve savaştan sonra yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile restore edilerek, 1964 yılında müzeye çevrilmiştir.



Trabzon denilence tabiki akla gelen diğer şeyler ise Trabzon Bileziği , Telkari ve Kazaziye.
Aşağıdaki fotoğrafta bir kaç örneği toparlamaya çalıştım ama gerçek görüntüleri büyüleceği:-)


En kısa zamanda dileğim böyle kısa bile olsa yeni bir geziye çıkmak :-))

Sağlıcakla kalın.

Kahvaltılardan Seçmeler- Bir Arkadaş Evinden

Uzun zamandır ihmal ettiğim blogumla daha yakından ilgilenmeye karar verdim.
Sanırım yazdıkça açılmaya başladım:-) o kadar zamandır boşlamamdan dolayıda suçluluk duymaya başladım:-)

Elimde epey zaman öncesine ait o kadar çok yazak konum varki nereden başlayacağım konsunda epeyce düşündüm ve günün ilk yemeği olan kahvaltıyı - Kahvaltılardan Seçmeler - olarak sunmaya karar verdim.

Değişik mekan ve yerlerden derlediğim , lezzetini beğenerek paylşamka istediğim yerleri sizlere sırayla tanıtmak istiyorum.

İlk önce bize o güzel yuvasını açan sevgili arkadaşım Nermin'in kuş sütü bile eksik etmeyerek hazırladığı kahvaltı sofrası ile başlamak istiyorum. Üzülerek bildiririm buraya gidebilecek kişi sayısı sınırlı:-))




Sofrada kıymalı - peynirli böreğin dışında , lezzetli bir omlet , söğüş doğramış domates-salatalık - hemen hemen her türlü yeşillik , kurabiye , kek vardı.

Ama her zamanki ev kahvaltılarımızın ardından gelen şarap keyfi burada biraz daha zenginleşerek uluslararası tatlara dönüştü:-)

Bu güzel tatlar ve bol çeşitten sonra bizlerin nasıl bir kahvaltı hazırlayıp konuklarımızı ağırlayacağımız uzunca bir süre gündemimizde olmuştu:-)

Sağlıcakla Kalın.

28 Kasım 2010 Pazar

ELA CAFE GÖZLEME - Yeşilvadi'de Kasım sonunda bir yaz günü



Çok iyi anlaştığımız ve üzerimizdeki her türlü stresi birlikteyken attığımız harika bir arkadaş grubum var.Geçenlerde klasikleşen sabah kahvaltımız için sevgili Nermin bize kendini affetirmek için bizi çok güzel bir yere götüreceğine ve üzerimizdeki tüm negatifliklerden arınacağımızın sözünü verdi .

Dört bayan atladık arabaya ve sabahın 09,30 civarı yola koyulduk .Yolumuz Yeşilvadi'de son buldu .Şile'ye gidenlerin çok iyi bileceği , eski yol zamanında içinden geçilen sevimli Yeşilvadi köyü yeni yol ve baraj yapımı ile beraber artık yok olmaya mahküm bir yer haline dönüşmüş .


Daha önce sadece aynı yol üzerinde Üvezli bölümündeki kulubelerde gözleme ve mısır yediğimiz olmuştur , çok eski olmamasına rağmen Yeşilvadi ayrımındaki bu güzel mekana daha önce hiç gitmemiştim .


Mekanımız yeni Şile yolunun hemen yan yolunda bulunan birkaç kulubenin var olduğu yolun en sonundaki ELA CAFE GÖZLEME .






Sahibesi Rize /Ardeşenli ve hemen hemen tüm mamülleri organik ve kendi yapımı olan çok tatlı bir bayan , sevgili Gülay Hn bizi sanki evine kahvaltıya misafir gitmişiz gibi ağırladı.

Özellikle sıcacık servis ettiği mis gibi ev ekmeği harikaydı :-) Doysak bile tereyağını sıcacık ekmeğe sürmeden duramadık :-))





Kahvaltı soframızda bol bol değişik reçel çeşitleri , bal , tahin&pekmez , zeytin çeşitleri ,peynir çeşitleri , kaymak , tereyağı , ev yapımı mis gibi fındıklı kurabiyeler , domates&salatalık ve daha sonra eklenen harika rengi neredeyse tam turuncu olan yağda yumurta vardı , tabi güzelim ekmeği unutmamak gerekiyor:-)



Mutfak pırıl pırıl , tertemiz , evimizi aratmayacak düzende. İsteyen Gülay Hn ile birlikte yiyeceklerini hazırlayabilir , suyunu direk çeşmeden dolurup içebilir , direk dağdan gelen harika bir tadı olan suyu var.


Dış mekan ise içerisi gibi harika , şu anda tüm yapraklar yerleri halı gibi kaplamış ve yürüdüğünüz zaman çıtır çıtır sesler ve kuş sesleri dışında hiç bir sesin olmadığı huzur dolu bir yer , tabi ses olarak bizim kahkaha seslerimizi saymazsak :-))
Dışarda hamaklar , tahta masalar ve mangallar mevcut. Eee hamaklar olurda onlarda şöyle uzanıp azda olsa bir keyif çatılmazmı:-))

Gülay Hn'ın eşi vakit öğlene yaklaştığı için mangalları hafifte olsa yakmaya başladı , böylece kulubenin içinde yanan kuzinedeki odun kokusu dışarda da magal ile devam etmiş oldu.
Bu güzel mekanı tanıdıktan ve sıcacık ilgiyi gördükten sonra , bu dönem süre gelecek olan kahvaltı toplantılarımızı hep bu güzel mekanda sadece kahvaltı ile değil eşlerimizinde katılımı ile kahvaltı sonrası mangal ve yemek ile yapmaya karar verdik , onlarında bu güzelliği görmeye hakları var sanırım :-))

Mekan sadece kahvaltı , gözleme ve mangal ile hizmet vermiyor , onların dışında arayıp rezervasyon yaptırdıktan sonra tüm yemekler özellikle Karadeniz yemekleri aynı titizlikle hazırlanıyor , bizim hedefimiz en kısa zamanda hamsi ve birkaç Karadeniz yemeği yemek :-)Ne olsa grubumuzun çoğunluğu 2 tanemiz hariç Karadenizli , onlarda eş tarafından Karadenizli oldular bile , bir tanesi de ben :-))
Laz Böreği , Kuzinede Balık Çeşitleri , Izgara , Ev Köftesi , Mantı v.s.....

Yemek fiyatları konusunda fikir veremeyeceğim ama kesinlikle makul fiyatlar ile karşılaşacağınıza eminim.Sınırsız çay ile köy kahvaltısı 15 TL ile 20 TL arası değişiyor .

Ama mutlaka gitmeden aramak gerekmektedir.

- Rezervasyon için : 0536 874 77 75 / Gülay Hn.


Sağlıcakla kalın.



29 Mart 2009 Pazar

Özlem'de Kahvaltı ve Nermin'in Diyet Elmalı Keki

Özlem Kahvaltı

Biz 5 arkadaş geçen aya kadar yaş günlerimizde buluşup dışarıda yemek yiyip güzel vakit geçiriyorduk. Ama yaş günleri şimdilik bitip ee bu kriz ortamında da fazla dışarı açılmayalım diyerek toplantımızı sevgili Özlem’in evinde kahvaltı ile düzenlemeye karar verdik , böyle masrafta etmemiş olacaktık :-).
Cumartesi sabah saat 8 itibari ile kalktım yarım saat içinde evden çıkana kadar 5 kere Özlem tarafından aradım, şimdi bu aranmalarımdan tek tek bahsetmeyeceğim ama hemen hemen hepsi ona giderken markete uğrayıp almam gereken şeyler hakkındaydı:-).
Anlayacağınız alışverişimi yapıp kimse gelmeden Özlem’e gittim ve kahvaltıyı çağırdığı arkadaşları için ( ee ben tabi bir bakıma ev sahibi oluyorum bu kadar hazırlıktan sonra :D ) hazırlıklara başladım.
Yok yok diğerlerinin hakkını yiyemem çünkü kahvaltıda olan hemen herkes tüm gücüyle çalıştı, hele külkedisi Naciye bulaşık ve temizlik ile son noktayı koydu:-).
Fotoğraftaki sofrada kızarttığımız Hellim peyniri ve booolll malzemeli olarak hazırladığım omlet eksik artık onları da hayal gücünüze bıraktım:-)

Nermin Elmalı Kek

Bir güzel kahvaltımızı yaptıktan sonra sıra Nermin’in yapmış olduğu Diyet Elmalı Kek'e sıra geldi , ee bu kadar yedikten sonra diyet bir şey yememiz şarttı :-)

Tek kelime ile gerçekten çok hafif ve lezzetli olan bir kek yapmış sevgili arkadaşımız. Tarifini büyük bir özenle sizlerle paylaşmak için aldım, hatta Özlem tarifi verirken Nermin’i bizzat videoya aldı, herhangi bir yerde takılırsak canlı canlı tarifi almak için :-)

Şimdi size Nermin’in direk anlatımı ile tarifi veriyorum.

Malzemeler ve Yapılışı;

- 4 yumurta
- ½ su bardağı şeker
- ½ su bardağı zeytinyağı
- 1 paket vanilya

İlk önce yukarıdaki malzemeleri sırayla mikser ile iyice dırt dırt diye çırpıyoruz.
Sonra bu karışıma aşağıdaki malzemeleri ekliyoruz.

- 2 su bardağı un
- 1 paket kabartma tozu

Bu karışımı artık mikser ile dırt diye çırpmıyoruz sadece kaşık ile yavaşça karıştırıyoruz.

- 2 golden elma- rendelenmiş
- 1 tatlı kaşığı tarçın

Elma ve tarçını da karışıma ilave edip kaşık ile karıştırıyoruz.
İşte kekin yapımındaki en önemli püf noktası hatta sırrı geliyor.
Bu karışıma 1 küçük boy çay bardağı ile soğuk su döküp çok hafif olarak karıştırıyoruz.
En son olarak yağlanmış kalıba döküp 180 derecedeki soğuk fırına verip 50 dakika fırının kapağını hiç açmadan pişiriyoruz.

Ve sonuç olarak bu güzel kek ortaya çıkıyor.

Nermin’cim elime sağlık, Özlem’cim bak söz verdiğim gibi tarifi yayınladım hadi biran önce yap bakalım :-)

Bu arada toplantımız sırasında Nermin’den çok yararlı bilgilerde edindik. Nermin arkadaşımız Doktor olup bize her zaman bilgileri ile destek olmuştur.Hepimizin büyük paralar verip kullandığımız temizlik malzemeleri hakkında içimize karartan ama bir o kadar doğru olan bilgiler verdi bize.

Bu güne kadar çamaşır yumuşatıcılarını o derece zararlı olduğunu bilmiyordum. Direk kanserojen maddeler içeriyormuş. Yıkadığımız ürünü yumuşatıcının zararından kurtarmak için 8 ton suyu kullanmak gerekiyormuş.

Kullandığım deterjanlarımın kesinlikle köpürmesini isterdim, köpürmeyince temiz olmuyor diye düşünürdüm, ama bu deterjanların içindeki köpürmeyi sağlayan madde en fazla kanserojen içeren maddelerden biriymiş. Sonra yağ çözler, hepimiz özellikle fırınlar için sık sık kullanırız, bunlarda sadece kullandığımız anda değil belli bir süre püskürtmeli oldukları için havada asılı kalıp kanserojen etkisini daha uzun süre sürdürürlermiş.

Aynı durum kullanmış olduğumuz şampuan ve sıvı & katı sabunlarda da mevcut. En sağlıklısı doğal zeytinyağı sabunu tüketmek ve saç için sadece saç uçlarına saç kremi kullanmak.

Temizlikte ise kullanılacak en doğru madde ise arap sabunu ve çamaşır suyu. Nermin evye ve lavabo için ise Cif kullandığını söyledi.

Özellikle bulaşık makinesinde kullanmış olduğumuz tablet ve deterjanlar çok fazla tehlike arz ediyormuş. Deterjan yerine arap sabunu ve parlatıcı yerine ise elma sirkesi bire bir çözüm .

Bunların yanında Nermin bize kendisinin de kullandığı ve ürünlerini kimyasal olarakta incelediği Gaziantep’te bulunan Saber Kimya diye bir firmadan bahsetti.İlgisini geçenler olabilir diye firmanın linkini vermek istiyorum http://www.doctorsaber.com/index.html .

Bu güzel yemeklerin ve bilgilenmenin ardından saat 15,00 civarında 1 şişe Terra / Öküzgözü şarabı ile günümüzü noktalık.

Sağlıcakla kalın.

8 Şubat 2009 Pazar

Pazar Sabahı Lezzeti - Sucuklu Yumurta

Sucuklu Yumurta


Sanırım hemen hemen hepimiz için pazar sabah kahvaltılarının önemi daha fazladır.
Çocukluğumda pazar kahvaltısı denince aklıma hemen salçalı sosis ve sucuk ve ayrıca sıcacık Kadiköy'den sevgili babam tarafından gidip alınmış ve sıcaklığını kahvaltıya kadar koruyan Beyaz Fırın poğaçaları gelir.

İlerleyen yıllarda benimde evimde hazırladığım pazar kahvaltılarında salçalı sosis ve sucuk yerini aldı .

Şimdilerde daha çok omlet ve çeşitlere yönelmiş durumdayım ve sucuk ve sosiside çok fazla kullanma taraftarı değilim .
Ama sevgili eşim " aa pazar sabahı sucuk olmayacakmı " diye sorunca en azından nefsini köreltmek için fotoğraftaki gibi uydurmasyon sucuklu yumurta çeşitleri yapıyorum :-) , ama laf aramızda çokta lezzetli oluyor . Eee sadece sucuk değil kaşar peynirle de zenginleştiriyorum.

Sanırım tarif vermemin bir manası yok , fotoğraf herşeyi anlatıyor :-)

Sağlıcakla kalın.

25 Ocak 2009 Pazar

Omlet Bozması ve Omlet

Omlet Bozması

Fotoğrafa ilk bakıldığı zaman " bu ne çeşit bir omlettir " diyen bir sürü kişi olacaktır. Son derece haklılar , hikayesi her zamanki gibi benim fikir değiştirmemle başlıyor tabiki :-)
Aslında omlet olarak yola çıkılmış ama daha sonra bir kaç malzemele eklemesi yapılarak fırına girmiş omletten bozma adını bilmediğim bir çeşit :-)Yumuşacık oldu her ne kadar sevgili eşim " fena değil değişik bir şey " deyip hafif dudak bükse bile bir kaç dilim yedi bitirdi :-)

Tek tek malzemeye gerek yok sanırım;

2 yumurtayı iyice çırptım içine 2 kibrit kutusu kadar beyaz peynir , 1 tepeleme çorba kaşığı yoğurt , 1 tatlı kaşığı kadar zeytinyağı , 2 çorba kaşığı kadar mısır unu ve 1/2 paketten az kabartma tozu koydum. Fırın kabını yağlayıp 200 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirdim ve dilimleyerek sıcak sıcak kahvaltıda servise hazır hale getirdim.

Kasarlı Omlet

Bu ise omlet olarak başlanıp omlet olarak bitirilen bir çeşit :-)

Malzelerimi gene tek tek vermiyorum.

Dilimlenmiş sucukların her iki tarafını teflon tavada kızartıp üzerine süt , tuz beyazbiber ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile iyice çırpılmış 2 adet yumurtayı döküyoruz. Üzerine dilimlenmiş kaşar peynirlerini koyup tavamızın üstünü kapatıp kısık ateşte pişene kadar tutuyoruz.Ben bu omleti kaşar peynirler yanmasın diye tavada çevrmedim . Kaşarları yumurtaya karıştırıp çevirebilirsiniz.

Sağlıcakla kalın.

4 Eylül 2008 Perşembe

Kızarmış Hellim Peyniri


Akşam için eğer yemeğiniz yoksa en güzel şey kahvaltı hazırlamaktır , aynen bu akşam benim yaptığım gibi:-) Aslına bakarsanız yemeğim vardı ama kahvaltı daha lezzetli geldi:-) .Biraz değişiklik yapmak adına fotoğrafta görünen Hellim Peynirini de hazırladım.
Özellikle Kıbrıs'a gittiğimizde kaldığımız otelde yediğim Hellim Peynirinin tadını unutamam . Sabah kahvaltıda kızarmış Hellim ararken birden garson 1 tabak kızarmış Hellim'i masamıza bıraktı , o an gözlerimiz parladı ve afiyetle yedik:-)
Hellim Peyniri biraz tuzlu olduğu için çok ince olmamak kaydı ile dilimlediğim peynirleri biraz sıcak suda beklettim. Daha sonra kağıt havluda kurulayıp çok az zeytinyağı ile yağladığım ısıtılmış tost makinesine dizdim ve her iki tarafınında kızarmalarını sağladım.
Ve ortaya fotoğraftaki görüntü ve çok güzel bir lezzet çıktı :-)
Sağlıcakla kalın.

6 Temmuz 2008 Pazar

Mısır Unlu Omlet

Sanırım 1.5 ay önce bir Pazar sabah için yapmış olduğum bir çeşit.
Aslına bakarsanız önce normal tavada omlet olarak işe başladım ama sonra bazı değişik ve katımlarla fırına girdi :)

Malzemeler ;

- 2 yumurta
- 1 çay fincanı kadar mısır unu
- 2 çorba kaşığı zeytinyağı
- 4 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
- Çok az tuz
- Kekik
- 1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
- Kaşar peynir rendesi

Kaşar peynir rendesi hariç tüm malzemeleri iyice karıştırıp yazladığımız küçük bir fırın kabına koyup önceden ısıtılmış olan 200 derece fırında pişirmeye başlıyoruz, hafifçe pişince üzerine kaşar rendesini döküp 5 dakika daha kaşarlar pembeleşinceye kadar tutuyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Küçük Pizza

Sanırım yaklaşık 1 ay önce bir pazar sabahı yapmış olduğum ufak bir değerlendirme.
Ben sizlere bir dilimin tarifini vereceğim , istenildiği kadar yapılabilir.

Malzemeler;

- 1 dilim bayat ekmek
- 3 dilim sucuk
- 2 dilim kaşar peyniri
- 3 dilim domates
- çok az tereyağı
- kekik

Ekmeğimizi tereyağı ile yağlayıp üzerine sırayla domatesleri , sucukları ve kaşar peynirleri koyup en üstünede kekik serpip 200 derecedeki fırında üzeri hafifçe kızara kadar pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.