27 Şubat 2011 Pazar

Kısa Bir Trabzon Gezisi

Aniden verilen bir karar ile ertesi gün alınan uçak biletleri ve sadece 24 saat sürecek olan bir Trabzon gezisi.
İnsan biraz çılgın ve de onun gibi çılgın arkadaşları olmaya görsün:-)
Şubay ayının ortası , hava alabildiğine soğuk ve eksilmeyen bir yağmur ama bir o kadar güzel geçen kısacık bir mola.
Teşekkürler Özlem'cim......


Biraz reklama girecek ama gittiğimiz hava yolunu kısada olsa övmem gerekecek :-)
Sky Airlines , zamanında kalkma , rahatsız etmeyen bir uçuş, sarsmadan yapılan iniş , güler yüzlü hostesler , girerken hoşgeldin şekeri , uçuş esnasında seçenekli sand. ve içecek , inerken portakal ikramı uzun süredir diğer bazı havayollarından göremediğimiz hizmetler.
Fiyat diğerleriyle aynı , otobüs ile aynı hatta daha ucuz.
Seyahat edeceklere tavsiye edebileceğim bir hava yolu.


Bütün gün yağmur altında Trabzon çarşılarını dolaştıktan sonra eve dönüş yolunda Tarbzonlu olan ( ama haksızlık etmeyim ünv. başlangıcından beri senelerdir İstanbul'da ) arkadaşımızın ilk defa gördüğü Trabzonda 22 yıl Sancak Beyliği yapmış olan Padişah Yavuz Sultan Selim'in koskoca heykeli ile karşılaştık hatta yanı başındaki konak ise Kanuni Evi diye geçiyor - şu günlerin pek bir ünlü kişisi olan Kanuni Sultan Süleyman babası Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi ilen 1495 yılında burada doğmuş.

Trabzonda bu kadar çok helvacı ile karşılaşağımı hiç tahmin etmezdim , meğerse bizim bildiğimiz Tahin Helvası orada Beton Helva olarak anılıyor ve çok meşhurmuş.
Ayrıca Kos Helva da çokca bulunuyor , tabiki bal , pestil çeşitleride epeyce fazla.
Dükkanların vitrinleri akşam olunca doğal renkli ürünlerin ışıklarla birleşmesiyle ışıl ışıl oluyor.

Eve geldiğimizde ilk önce yemek öncesi yorgunluğumuzu birer kadeh kırmızı şarap ile attıktan sonra :-)
Yemeğimize Trabzon'a özgü Tatlı Balkağı Çorbası ile başladık. Çorbanın lezzeti değişik tatlı ve tuzlu karışık bir lezzet , hatta ben kırmızı pul biberde ekleyerek daha farklı bir tat yarttım:-)) ama her türlü benim dama zevkime uygun bir lezzetti .Sonrasında ise nefis kızarmış Karadeniz Mezgiti ve salata ile devam ettik.
Ellerine sağlık Sevgi Teyzecim.
Ev sahibimiz sevgili Kazım Amcamın bu fotoğrafı uzun zaman önce bana ulaşmıştı , kısmet evlerine gidip orada güzel bir zaman geçirdikten sonra yayınlamakmış. Kendisi
çok başarılı ve sevilen bir matematik öğretmeni ve emekliliğinden sonra matematik zekasını mutfakta kullanmaya başlamış .
Bu sefer kendisinden birşeyler yiyemedik ( ama indiğimiz sabah fırından getirdiği bir kasa peynirli ve kıymalı pideyi göz ardı etmemem gerekiyor ) bir dahakine aynı bu fotoğraftaki performansı bekliyoruz:-))


Aşağıda göreceğiniz muhteşem tat ise Maçka'lıların bir çeşidi. Sağolsun tanıdıkları biz geliyoruz diye özel olarak hazırlayıp yollamışlar.
Lamesli Pide . Evde yapılmış mayalı hamur içine - soğanla kavrulmuş karalahana ya da pazı ve fasulye ilaveli iç , hamurun içine yerleştirilip tavada önlü arkalı olarak pişirilip yağlanıyor.Lezzeti muhteşem.Yapanın , getirenin ellerine sağlık.
Hatta yediğimiz yetmiyormuş gibi sağolsunlar yanımızada verdiler , hala bir bölümü dondurucuda duruyor önümüzdeki günlerde ısıtıp yiyeceğiz:-)


Dönüş günümüze erken başladık .Dolmuşa binerek yaklaşık 10 dakikalık mesafedeki Trabzon'un tarihi mekanlarından bir Müze'nin bahçesinde güzel bir Trabzon Kahvaltısı ettik. Bu tarihi yerden birazdan bahsedeceğim.
Hava gene dondurucu ama bahçedeki masaların üzerine çadır oluşturmuşlar ve içerde elektrik sobası yanınca dışardaki havayı hissetmiyorsun bile.



Masamız kahvaltılıklar adına çok zengin değildi , ama olmasınıda hiçmi hiç gerek yoktu.

Tazecik Trabzon Ekmeğini batıra batıra afiyetle çok lezzetli Kuymak ile işe başladık:-)
Peyniri toparlamak zor olsa bile tüm gücümle mücadele edip tavanın dibini kaşıkla sıyararak afiyetle yedim:-)
Gene Trabzon'a özgü Kaygana , omlet ve krep karışımı denebilir , ama gerçek olan lezzeti harika:-)

Kahvaltımızı bahçesinde yaptığımız tarihi yer - Ayasofya Müzesi.
Daha önce sadece kartpostallarda gördüğüm ve gerçekten muhteşem bir yapıya sahip olan Müze.
Aşağıda http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Ayasofya_M%C3%BCzesi den alıntıyı okuyabilirsiniz.

Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon'un Yenimahalle semtinde bulunan tarihi müzedir.

İstanbul'un Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra kaçan ve Trabzon'da 1204 yılında yeni bir devlet kuran Komnenos ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı "Kutsal Bilgelik" anlamına gelir.

Geç Bizans Kiliselerinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, kapalı kollu haç planlı olup, yüksek kasnaklı bbir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler verilerek kiremitle örtülmüştür.

Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.

Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır.

Güney cephesindeki kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı'nın sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır.

Kubbede ana tasvir İsa, onun tanrısal yönünü aksettiren Hristos Pantokrator (Herşeye kâdir İsa) tarzıdır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir.

Fatih Sultan Mehmed'in 1461 yılında Trabzon'u fethiyle camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. 1868 yılında Bursa'lı Rıza Efendi'nin teşvikleriyle yeni baştan onarılmıştır.

I. Dünya Savaşı yıllarında Ruslar tarafından işgal edilen Ayasofya, askeri karargâh, hastane, depo ve savaştan sonra yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile restore edilerek, 1964 yılında müzeye çevrilmiştir.



Trabzon denilence tabiki akla gelen diğer şeyler ise Trabzon Bileziği , Telkari ve Kazaziye.
Aşağıdaki fotoğrafta bir kaç örneği toparlamaya çalıştım ama gerçek görüntüleri büyüleceği:-)


En kısa zamanda dileğim böyle kısa bile olsa yeni bir geziye çıkmak :-))

Sağlıcakla kalın.

2 yorum:

ZELİHA-UMUTSEPETİ dedi ki...

Kısa ama dopdolu bir gezinti olmuş ne güzel :)
Ben uçaktan çok korkuyorum ama, okudukça seyahat edesim geldi :)
Kayganaya da bayıldım :)
Afiyet,bal şeker olsun..
Nice çılgınlıklara diyelim :)
sevgilerimle..

gülcan dedi ki...

Merhabalar.sitenizi ilk defa gördüm.Çok beğendim ellerinize sağlık.Yazımı yazmamın nedeni ise SKY havayolu şirketi hakkındaki yazınıza cevabım. Benim kız kardeyim o havayolunda pilottu. Geçen yıl beyin ameliyatı geçirdi. sivil havacılık 2 yıl uçmasına izin vermedi şimdi evde 2 yılın dolmasın bekliyor.İnş. uçmasına izin verilirde görevini başarıyla sürdürür. Bende beklerim