Çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2014 Perşembe

Sütlü Mercimek Çorbası



Çorba mevsiminde yeni çeşitler denemenin tam zamanı :-) Evdeki malzemelerden nasıl bir çorba yapayım diye düşünürken kendiliğinde oluşan bir çorba ile karşınızdayım:-)
Yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim son derece lezzetli oldu.

Malzemeler :

- 1 su bardağı kırmızı mercimek
- 1 çay bardağı ince bulgur
- 1 orta boy kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 3 diş sarımsak
- 1 litre süt
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- istenildiği kadar tuz
- çay kaşığı ucuyla zencefil ve zerdeçal

Soğan ve sarımsakları tereyağı ve zeytinyağ ile iyice soteliyoruz . Bulguru , mercimeği ve sütü ilave edip mercimekler iyice yumuşayana kadar pişiriyoruz .Katışlaşma olduğu takdirde sıcak su ilavesi yapılabilir. Pişen çorbaya tuzunu ve baharatları ilave edip karışımı parçalayıcıdan geçirip servise hazır hale getiriyoruz.


Sağlıcakla kalın.

10 Ocak 2013 Perşembe

Çatal Çorba


İstanbul'da kar bitti ve seneler sonra kar zamanı izinli olmadan sabah nasıl işe gideceğim diye düşünmeden evde gündüzleri karın keyfini sürerek akşamlarıda eşim gelince kartopu savaşı yaparak geçirdim . Emeklilik çok güzelmiş :-))
Bu soğuk kış günleri için güzel bir tarif ile karşınızdayım.Çorbamın tarifini daha önceki senelerde de vermiştim . Çocukluğumun vazgeçilmez lezzetlerinden ve şu anda da bütün ailemin hatta yapıp tattırdığım herkesin çok sevdiği bir lezzet oldu.
Hatta bu sene ki yılbaşı hediyelerimden bir tanesi de bu çorbaydı ama şu an hangi arkadaşıma çıktı hatırlıyamıyorum çünkü yılbaşı gecesi epey çılgınca geçti :-)
İçindeki zengin tahıl ürünleri sayesinde özellikle yetişme çağında olanlar için çok faydalı olacaktır , çocukların lezzetini beğeneceklerine eminim :-)
Ama içindeki malzemelerden ve en güzel tadı veren buğday yarması , maalesefki marketlerde paketli olarak bulunmuyor , ama semt pazarlarında ya da yöresel mamül satan dükkanlarda bulunabileceğine eminim .En kesin adres ise perşembe günleri kurulan Küçükyalı Semt pazarı , orada Merzifonlu bir teyze var , kendisi Merzifon'dan getiriyor - kilosu 4 lira :-) Aşağıda buğday yarmasını görebilirsiniz.
Şimdi yapılışına geçelim.


Malzemeler ;

- 1 çay bardağı yeşil mercimek
- 1 çay bardağı buğday yarması
- 1/2 çay bardağı haşlanmış nohut ya da fasulye
- 1 çorba kaşığı tel şehriye ( kesme erişte olursa daha iyi )
- 1 orta boy kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1 çorba kaşığı domates salçası
- 1 tatlı kaşığı tatlı ya da acı kırmızı pulbiber
- 1 tepeleme tatlı kaşığı kuru nane
- istenildiği kadar tuz

Yapılışı ;

Mercimek ve yarmayı üzerini geçecek şekilde su koyduğumuz tencerede ocak ateşi çok harlı olmayan olmayacak şekilde ara ara karıştırıp suyunu kontrol ederek pişirmeye başlayalım.Pişmelerine yakın tel şehriyeyi ekleyelim bir adım sonra da haşlanmış nohut ya da fasulyeyi ilave edelim.
Ayrı bir tavada zetinyağ ve tereyağ birleşiminde soğanları iyice soteleyelim , soğanların içine salçayı karıştırıp pişirelim , en son olarak biberinin tuzunu ve nanesini ekleyip kısa bir süre karıştırarak bu karışımı pişirdiğimiz çorbamımıza ekleyip bir taşım kaynatalım.

Sağlıcakla kalın.



8 Ocak 2013 Salı

Tarhana Çorbası


Geçen hafta perşembe günü annem ile birlikte Küçükyalı pazarına gittik . Asıl amacımız kuşburnu ezmesi ve buğday yarması almaktı .Pazarda Merzifonlu bir bayan tezgah açıyor ve buğday yarmasını sadece ondan buluyoruz.Maalesefki kuşburnu iki kocaman kazanın sadece dibinde kalmıştı , annem onu alırmı , kesinlikle hayırrr :-) "bu yenmez " dedi ve aklım hafiften kalsa da almadık. Buğday yarmasının yanında tarhana da aldım ve dün akşam tarhana denememi yaptım.
Çok fazla kokusu olan tarhanayı sevmiyorum ama bunu çok beğendim hiç fazla kokusu yok ve lezzeti gayet güzeldi.
Tarhanayı granül hali ile aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz.Artık yapım aşamasına geçebiliriz.


Malzemeler ;

- 1 çay bardağı tarhana
- 1 tatlı kaşığı tereyağı
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1 çorba kaşığı salça
- 1 çay kaşığı acı kırmızı pul biber
- 1 tatlı kaşığı tatlı kırmızı pul biber
- 1 çorba kaşığı nane
- istenildiği kadar tuz

Yapılışı ;

Tarhanayı üzerini geçecek şekilde sıcak su ile tencerede ıslatıyoruz , ara ara karıştırarak erimesini sağlıyoruz.
Eridikten sonra üzerine 2 bardak su ekleyip kısık ateşte ara ara karıştırarak pişiriyoruz , katışma olduğu takdirde azar azar sıcak su ile belli bir kıvama gelene kadar pişiriyoruz ( çok sulu olmayan bir kıvam )
Ayrı bir tavada salçayı tereyağı ve zeytinyağında kısık ateşte pişiriyoruz , üzerine pul biberleri , naneyi ve tuzu ekliyoruz.Bu karışımı pişen tarhanaya ilave edip iyice karıştırıyoruz .

Sağlıcakla kalın.


31 Ocak 2012 Salı

Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-)

Acıbadem yöresine ait bir çorba tanırtırken aynı yörede olan evimden çıkıp bu sabah işe gidişimi yayınlamamam olmazdı :-) Robot gibi giyinip , kendimi sağlama almışım değilmi ?:-)

Sabah penceren bakınca şimdi işe nasıl gidilir diye düşünmeye başladım ama zaman öyle akıp geçtiki ki birden kendimi sokakta ve daha sonra da iş yerimde buluverdim bile:-)

Gün boyunca dinmeyen kar ara ara eve nasıl döneceğimi düşündürmedi değil ama iki gündür eve varışlarım mesaimi tam yapıp erken çıkmamama rağmen son derece rahat , sanırım erken çıkanların sayesinde biz zamanında çıkanlar rahat dönüş yapıyoruz:-)
İki gün daha devam edecek denilen kar yağışı süresince umarım aynı rahatlık içinde gidiş gelişlerimiz olur. Ve umarım perşembe akşamı gideceğim cuma akşamı kızımla geri dönüş yapacağımız uzun otobüs yolculuğu rahat bir şekilde geçer.

Evde otururken ya da zevk için yüruyüş yaparken seyredilen kar ve kar yağışı çok güzel ama iş ve seyehat esnasında pek zevk vermiyor . Belki ilerde emekli olunca bende zevkine tam olarak varabilirim ve çalışanlara nispet yapabilirim :-)

Şimdi gelelim güzelim Acıbadem yöresine ait çorbamıza , bu çorba her zamanki gibi evdeki malzemelerin birleşmesiyle ortaya çıkan ve pişen evin konumunun Acıbadem olması sebebi ile bu yöreye ait sayılan bir çorba :-)
Yapın derim çünkü çok lezzetli ve besleyici bir çorba oldu.

Malzemeler ;

- 1 çay bardağı kırmızı mercimek
- 1 adet kereviz ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet patates ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet havuç ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1 top brokoli
- 1 çay bardağı bezelye
- 1 çorba kaşığı un
- 1 diş sarımsak 8 ince dilimlenmiş )
- tereyağı
- tuz ve karabiber
- 1/2 litre kadar tavuk suyu

Unu tereyağında hafif ateşte çok az kavurarak pişiriyoruz üzerine tavuk suyu koyarak hafifçe açıyoruz sonra soğanları da ekleyip bir müddet daha pişirip tüm sebzeleri ve tavuk suyunu ekleyerek ara ara karıştırarak pişiriyoruz .
Pişmeye başlayınca tuzunu ve karabiberini ekleyip büyük kalan brokolileri çatalla hafifçe eziyoruz bir taşım daha kaynatıp servise hazır hale getiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

24 Ocak 2012 Salı

Isırgan Çorbası / Rize'den


Bu akşamki yöresel çorbamız epey uzaklardan evime konuk oldu . Yeşilin her tonunun var olduğu her taşın altından gürül gürül suların aktığı , mis gibi havası olan , şeker gibi insanlara sahip olan Rize'den.Aslında ben Rize merkezi hemen hemen hiç bilmem benim için var olan ve gittiğim zaman 1 hafta bile olsa meditasyon etkisi yapan Çamlıhemşin'den yukarı Elevit'e doğru yol alan yerlerdir. Yukarıdaki fotoğraf evimizin hemen önünden geçen Fırtına Deresi'nin yanında kurulmuş olan Alabalık Çiftliği ve etrafın güzelliklerini göstermek için sadece küçük bir örnektir.

Eğer içinizde Karadeniz'in bu güzelliklerini görmemiş olanlar varsa vakit kaybetmeden gitsin ve doğanın bakirliğine , insanların güzelliğine tanık olsun . Umarım oralarda sahil şeritlerimiz gibi yapılaşma içinde kaybolmaz.

Bir çok Karadeniz yemeği yedim bir kısmınıda yapmaya çalışırım , şu ana kadar ısırgan çorbası hiç içmemiş ve yapmamıştım. Bir kaç sene önce yemeğini yemiş ve çok beğenmiştim hatta blogumda paylaşmıştım. O yemeği bana tatdıran sevgili Nursen bu sefer bu çorbanın ana malzemesi ısırganı da getirdi -tarifini de verdi, bir dahakine direk topraktan söküp bitkiyi getirecek " al seninle daha da uğraşamam " diye :-)) Ama değinmeden geçemeyeceğim ısırganın bende olmasında esas emeği geçeni atlamamam lazım - Nursel'cim teşekkürler :-)



Artık malzeme ve yapım aşamasına geçelim , bence denenmesi gereken bir lezzet ben çok çok beğendim eşim ise sadece beğendi , artık o konuda yorum yapmak istemiyorum sanırım beni anlayacaklar çoğunluktadır:-))


Malzemeler ;


- 1 su bardağı kurulmuş ısırgan ( nane gibi )


- 1 fincan ince bulgur


- 1 fincan mısır unu


- 2 diş sarımsak ( rende )


- 1 kiloya yakın süt


- 1,5 çorba kaşığı civarı tereyağı


- nane , tuz - isteğe bağlı kırmızı pul biber


- 1/2 kesme şeker


Isırganları çok az su ile karıştırarak pişiriyoruz. Üzerine sütü ilave edip , kaynayınca bulguru ekliyoruz.Ayrı bir kapta mısır ununu bir miktar süt ile sulandırırıp iyice karıştırıyoruz , üzerine rendelenmiş sarımsağı ve şekeri katıp bulgurları pişmeye başlamış çorbaya ekleyip ara ara karıştırarak pişiriyoruz. Katılaşma olursa sıcak süt ilave ediyoruz. Tuz miktarını isteğe göre ayarlıyoruz.


Ayrı bir tavada tereyağında naneyi kızdırıp çorbaya ilave ediyoruz. Bir taşım daha kaynadıktan sonra servise hazır duruma geliyor.


Aşağıda da ısırganı görebilirsiniz.


Sağlıcakla kalın.


23 Ocak 2012 Pazartesi

Sedik Aşı / Antalya Akseki yöresine ait bir çorba

Bu sıralar yöresel çorbalar yapmaya karar verdim ve dün elime geçen yemek kitabından ilk sıradaki çorbayı yaptım. Bu çorba Antalya'nın Akseki yöresine aitmiş.
Adını ilk defa duyduğum bir çorba , ama malzemeleri hiçte yabancı değil. Ben sadece ufak tefek değişiklikler yapmak zorunda kaldım - zaten yapamadan duramam :-)
Lezzeti ise gayet güzel sanırım belli aralıklarla yapacağım çorbalar arasına girdi :-)

Malzemeler ;
- 1 adet paprika biberi ( uzun uzun doğradım) - esas tarifinde çarliston biber var
- 2 domates ( kabukları soyulmuş zar şeklinde doğranmış )
- 1 adet kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1/2 yemek kaşığı domates salçası + 1/2 yemek kaşığı biber salçası - tarfinde sadece domates salçası var
- 2 fincan buğday yarması - tarifte ince bulgur var , bende olmadığı için yarma kullandım.
- 1 su bardağı tavuk suyu
- 1 kaşık kadar tereyağı + birazda sıvı yağ
- tuz , kırmızı pul biber , nane
- alabildiğince sıcak su

Doğarmış soğanları yağ karışımında hafif sararıncaya kadar pişiriyoruz . Domates ve biberleride ekleyip bir müddet kavuruyoruz , salçaları ilave edip bir süre sonra üzerine yarmayı ilave edip karıştıyoruz.Daha sonra tavuk suyunu , tuzunu ve aladığı kadar suyunu ilave edip pişmeye bırakıyoruz.Su gerektekçi sıcak olarak ekliyoruz.
Ben naneyi ve pul biberi çok az yağda çevirdim ve çorbaya ekledim , istenirse nane kavrulmadan eklenip kaselerde kırmızı biber ilave edilebilir.

Sağlıcakla kalın.

27 Kasım 2011 Pazar

Kremalı Brokoli-Kabak-Patates-Mercimek Çorbası / Kısaca Sebze Çorbası :-)

Geçen hafta yaptığım bilinmeden önce lezzetle yenen malzemeleri sayılınca eşim tarafından "yaaaa hem de brokoli var yapma yaa " denip ama sonra gene de yenen, lezzetli bir çorba:-)
Evde bulunan malzemelerle daha da zenginleştirilebilecek bir çorba.Ben dolapta kalan malzemeleri değerlendirdim.

Malzemeler ;
- 1 çay bardağı kırmızı mercimek
- 1 adet kabak
- 1 adet patates
- 1 küçük demet brokoli
- 1 baş kuru soğan
- 2 diş sarımsak
- 1/2 paket krema
- 1/4 lt. süt
- 1 tatlı kaşığı tereyağı
- istenildiği kadar tuz

Soğan ve sarımsağı tereyağında çok az bir süre çeviriyoruz. Krema ve Süt hariç tüm malzemeyi tencereye ilave edip çok az su ekleyip pişiriyoruz . Pişmesine yakın sütte çözdüğümüz kremayı ve tuzunu ilave edip bir taşım daha kaynatıyoruz.


Pişme işlemi bitice parçalayıcıdan geçiyoruz.



Sağlıcakla kalın.

24 Kasım 2011 Perşembe

Çatal Çorba - Besin Deposu


Havalar soğudumu çok sıklıkla yaptığım çocukluğumun vaz geçilmez çorbası .
Bir kaç sene öncede tarifini verdiğim bu çorbayı hatırlatmak adına yinelemek istedim.
Çorba ile ana yemek arası bir lezzet . Adını duyan herkes " nasıl yani çatal çorba , garip " diyor ama tadına baktıktan sonra hayran kalmayanı şu ana kadar görmedim , özellikle eşim " hımmm nefis " diye yiyor her seferinde:-))
Amasya yöresinin geleneksel çorbası , hatta Amasya'ya ait bir web sitesi daha önce yayınladığım tarifte kullandığım fotoğrafımı o kadar beğenmişki , Amasya da çorba yapan kalmadığı için benim fotoğrafımı kullanmış:-)), bir çok fotoğrafımın değişik sitelerde kullanılmış olduğunu gördüğüm gibi :-)) http://www.amasyatamimi.com/kultur.html

Neyse , şimdi biz tarifimize dönelim.

Malzemeler ; ( orta boy tencere için )

- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 1/2 su bardağı buğday yarması ( aşurelik buğdayın yarması ) - eskien bulunmuyordu ama artık yöresel yiyecek satan dükkanlardan bulunabilir.
- 1 fincan haşlanmış nohut
- 1 orta boy kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1 çorba kaşığı kuru nane
- 50-75 gr. kadar kıyma
- 1 tatlı kaşığı biber + 1 tatlı kaşığı domates salçası
- tereyağı
- istenildiği kadar tuz ve kırmızı biber

Bir tencerede mercimek ve yarmayı iyice yıkadıktan sonra haşlıyoruz.
Onlar haşlanırken , bir tavada soğanları tereyağı ile hafif ateşte kavuruyoruz , soğanlar piştikten sonra kıymasını ekleyip kavuruyoruz üzerine salçaları ilave edip bir müddet pişiriyoruz , en son nane , tuz ve kırmızı biberi ilave edip bir müddet daha pişiriyoruz .
Pişen mercimek ve yarmaya haşlanmış nohutları ve salçalı karışımı ilave edip 5 dakika daha hafif ateşte kaynatıyoruz , katılaştıkça sıcak su ilave ediyoruz .

Sağlıcakla kalın.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Kabak ve Mantar Çorbası



İhmal ettiğim bloğuma gecenin bu saatinde sıcak bir çorba ile merhaba demek istiyorum.


Aslına bakarsanız arşivimde dura dura birazcık soğumuştur ama idare etmek lazım:-)
Bahsi geçen çorba başlama aşamasında ne olacağına bilmeyen lezettlerimden bir tanesi idi , hatta içine mantarı katınca eşimin yiyebileceği konusunda tereddütümde vardı ama mantardan bahsetmeyince gayet güzel yedi ve hatta çok beğendi:-)


Bundan çıkan sonuç eşinize ya da çocuğunuza her zaman malzeme detayı vermenize hiç gerek yok:-))



Malzemeler;


2 adet dolmalık kabak ( kabukları soyulmadan zar şeklinde doğranmış )

5-6 adet kadar mantar ( ince ince ve küçük doğranmış )

1 ortaboy kuru soğan ( yemeklik doğranmış )

3 adet taze soğan

1 diş sarımsak

1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı kadar un

1 miktar dereotu

1 çorba kaşığı tereyağı

istenildiği kadar tuz


Kuru soğanları tereyağıda pişiriyoruz üzerine doğranmış taze soğanları katıp bir müddet kısık ateşte kavuruyoruz.İçine kabak , mantar ve bir miktar su ilave edip 10 dakika kadar pişiriyoruz.Bir kapta unu ,sütü ve ezilmiş sarımsağı iyice karıştırıp pişen karışıma ilave edip ara ara karıştırarak pişiriyoruz .Kıvamına göre su eklemesi yapılabilir. Bir süre sonra tuzunu ve doğranmış dereotunu ilave edip kabak ve mantarın pişmesinden sonra ocağı kapatıyoruz.


İstenirse aşağıda görüleceği gibi eziciden geçirilip süzme kıvamınada getirilebilir.



Sağlıcakla kalın.

7 Ağustos 2011 Pazar

Soğuk Yoğurt Çorbası


Uzun zamandır boşladığım bloguma sıcak geçen şu günlere serinlik verecek bir çorba ile kaldığım yerden devam etmek istedim.
Önümüzdeki hafta tatile çıkmadan önce en azından bir kaç tarifle sizlerle birlikte olmak niyetindeyim , umarım tembelliğim devam etmezde niyetim gerçekleşir:-)

Malzemeler ;
1 çay bardağı buğday yarması ( aşurelik buğdayda olur ) - yarma çok çabuk haşlanıyor
1 çay bardağı nohut - daha önceden haşlanıp dondurulmuş nohut her türlü yemeğe kolaylık sağlıyor.
1 su bardağı yoğurt
tuz , kırmızı pul biber , zeytinyağı

Haşlanmış yarma ve nohutu soğuk sudan geçirdikten sonra su ile biraz yoğunluğunu aldığımız yoğurdun içine katıp istenildiği kadar tuz ilave edip karıştırıyoruz. Servis yaparken zeytinyağına eklediğimiz nane ve pulbiber ile üzerini süsleyip servis yapıyoruz.

Not : o anda dereotum olmadığı için ben koymadım ama bir tutam doğranmış dereotu da çok yakışacaktır.

Sağlıcakla kalın.

3 Nisan 2011 Pazar

Çiçek Bamya Çorbası - Konya'dan

Kızım Konya'da öğrenimini sürdürdüğü için Konya'ya ait bazı lezzetleri öğrenme imkanım oldu. Epeydir yapmayı düşündüğüm , doğrusunu söyleme gerekirse tembellik ettiğim Çiçek Bamya Çorbasını bugün yaptım. Aslında geçenlerde TV de bir kanalda Kozyatağın'daki (İstanbul'da) Konya yemekleri yapan ve benimde bir kere gidip Etli Ekmek yediğim bir Restaurant'ın sahibinin bu çorbanın tarifini vermesi beni atık yapmamın zamanı geldi konusunda gaza getirdi:-) İstanbul'da olup olmadığını bilmiyorum ama kızım aşağıdaki şekilde kurutulmuş çiçek bamyayı Konya'dan getirmişti.

Torbadaki minicik bamyalar ipe dizilmiş olarak bulunmakta . İlk önce bir havlunun üzerine koyup çok fazla güç sergilemeden ovuşturarak üzerindeki fazla toz ve parçaların ayrılmasını sağladım. Daha sonra bol suda birkaç kez iyice ovalayarak yıkadım. Su dolu tencerede iplerinden çıkartmadan yumuşayana kadar kaynattım.



Pişince suyun altında pişme suyunu akıtarak bamyaları iplerinden çıkarttım. Bundan sonrasını malzeme ve yapımla ilgili bilgileri sırayla vererek devam ediyorum.


Malzemeler ;


- 1 Paket haşlanmış Kurutulmuş Çiçek Bamya


- 1 adet yemeklik doğranmış kurusoğan


- 100 gram kadar kıyma ( küçük doğranmış et daha güzel yakışıyor )


- 1 çorba kaşığı salça


- tuz - pul biber


- 1 çorba kaşığı kadar tereyağı


Yapılışı ;


Soğanı ve eti tereyağında pişene kadar kavuruyoruz. İçine salçayı ilave edip bir müddet kısık ateşte salçayı pişiriyoruz. Tuzunu ve pul biberini ilave edip su ekliyoruz ve haşladığımız bamyaları koyuyoruz. Bir müddet daha kısık ateşte kaynadıktan sonra çorbamız hazır hale gelmiş oluyor.


Sağlıcakla kalın.


27 Şubat 2011 Pazar

Kısa Bir Trabzon Gezisi

Aniden verilen bir karar ile ertesi gün alınan uçak biletleri ve sadece 24 saat sürecek olan bir Trabzon gezisi.
İnsan biraz çılgın ve de onun gibi çılgın arkadaşları olmaya görsün:-)
Şubay ayının ortası , hava alabildiğine soğuk ve eksilmeyen bir yağmur ama bir o kadar güzel geçen kısacık bir mola.
Teşekkürler Özlem'cim......


Biraz reklama girecek ama gittiğimiz hava yolunu kısada olsa övmem gerekecek :-)
Sky Airlines , zamanında kalkma , rahatsız etmeyen bir uçuş, sarsmadan yapılan iniş , güler yüzlü hostesler , girerken hoşgeldin şekeri , uçuş esnasında seçenekli sand. ve içecek , inerken portakal ikramı uzun süredir diğer bazı havayollarından göremediğimiz hizmetler.
Fiyat diğerleriyle aynı , otobüs ile aynı hatta daha ucuz.
Seyahat edeceklere tavsiye edebileceğim bir hava yolu.


Bütün gün yağmur altında Trabzon çarşılarını dolaştıktan sonra eve dönüş yolunda Tarbzonlu olan ( ama haksızlık etmeyim ünv. başlangıcından beri senelerdir İstanbul'da ) arkadaşımızın ilk defa gördüğü Trabzonda 22 yıl Sancak Beyliği yapmış olan Padişah Yavuz Sultan Selim'in koskoca heykeli ile karşılaştık hatta yanı başındaki konak ise Kanuni Evi diye geçiyor - şu günlerin pek bir ünlü kişisi olan Kanuni Sultan Süleyman babası Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi ilen 1495 yılında burada doğmuş.

Trabzonda bu kadar çok helvacı ile karşılaşağımı hiç tahmin etmezdim , meğerse bizim bildiğimiz Tahin Helvası orada Beton Helva olarak anılıyor ve çok meşhurmuş.
Ayrıca Kos Helva da çokca bulunuyor , tabiki bal , pestil çeşitleride epeyce fazla.
Dükkanların vitrinleri akşam olunca doğal renkli ürünlerin ışıklarla birleşmesiyle ışıl ışıl oluyor.

Eve geldiğimizde ilk önce yemek öncesi yorgunluğumuzu birer kadeh kırmızı şarap ile attıktan sonra :-)
Yemeğimize Trabzon'a özgü Tatlı Balkağı Çorbası ile başladık. Çorbanın lezzeti değişik tatlı ve tuzlu karışık bir lezzet , hatta ben kırmızı pul biberde ekleyerek daha farklı bir tat yarttım:-)) ama her türlü benim dama zevkime uygun bir lezzetti .Sonrasında ise nefis kızarmış Karadeniz Mezgiti ve salata ile devam ettik.
Ellerine sağlık Sevgi Teyzecim.
Ev sahibimiz sevgili Kazım Amcamın bu fotoğrafı uzun zaman önce bana ulaşmıştı , kısmet evlerine gidip orada güzel bir zaman geçirdikten sonra yayınlamakmış. Kendisi
çok başarılı ve sevilen bir matematik öğretmeni ve emekliliğinden sonra matematik zekasını mutfakta kullanmaya başlamış .
Bu sefer kendisinden birşeyler yiyemedik ( ama indiğimiz sabah fırından getirdiği bir kasa peynirli ve kıymalı pideyi göz ardı etmemem gerekiyor ) bir dahakine aynı bu fotoğraftaki performansı bekliyoruz:-))


Aşağıda göreceğiniz muhteşem tat ise Maçka'lıların bir çeşidi. Sağolsun tanıdıkları biz geliyoruz diye özel olarak hazırlayıp yollamışlar.
Lamesli Pide . Evde yapılmış mayalı hamur içine - soğanla kavrulmuş karalahana ya da pazı ve fasulye ilaveli iç , hamurun içine yerleştirilip tavada önlü arkalı olarak pişirilip yağlanıyor.Lezzeti muhteşem.Yapanın , getirenin ellerine sağlık.
Hatta yediğimiz yetmiyormuş gibi sağolsunlar yanımızada verdiler , hala bir bölümü dondurucuda duruyor önümüzdeki günlerde ısıtıp yiyeceğiz:-)


Dönüş günümüze erken başladık .Dolmuşa binerek yaklaşık 10 dakikalık mesafedeki Trabzon'un tarihi mekanlarından bir Müze'nin bahçesinde güzel bir Trabzon Kahvaltısı ettik. Bu tarihi yerden birazdan bahsedeceğim.
Hava gene dondurucu ama bahçedeki masaların üzerine çadır oluşturmuşlar ve içerde elektrik sobası yanınca dışardaki havayı hissetmiyorsun bile.



Masamız kahvaltılıklar adına çok zengin değildi , ama olmasınıda hiçmi hiç gerek yoktu.

Tazecik Trabzon Ekmeğini batıra batıra afiyetle çok lezzetli Kuymak ile işe başladık:-)
Peyniri toparlamak zor olsa bile tüm gücümle mücadele edip tavanın dibini kaşıkla sıyararak afiyetle yedim:-)
Gene Trabzon'a özgü Kaygana , omlet ve krep karışımı denebilir , ama gerçek olan lezzeti harika:-)

Kahvaltımızı bahçesinde yaptığımız tarihi yer - Ayasofya Müzesi.
Daha önce sadece kartpostallarda gördüğüm ve gerçekten muhteşem bir yapıya sahip olan Müze.
Aşağıda http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Ayasofya_M%C3%BCzesi den alıntıyı okuyabilirsiniz.

Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon'un Yenimahalle semtinde bulunan tarihi müzedir.

İstanbul'un Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra kaçan ve Trabzon'da 1204 yılında yeni bir devlet kuran Komnenos ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı "Kutsal Bilgelik" anlamına gelir.

Geç Bizans Kiliselerinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, kapalı kollu haç planlı olup, yüksek kasnaklı bbir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler verilerek kiremitle örtülmüştür.

Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır.

Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır.

Güney cephesindeki kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı'nın sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır.

Kubbede ana tasvir İsa, onun tanrısal yönünü aksettiren Hristos Pantokrator (Herşeye kâdir İsa) tarzıdır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir.

Fatih Sultan Mehmed'in 1461 yılında Trabzon'u fethiyle camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. 1868 yılında Bursa'lı Rıza Efendi'nin teşvikleriyle yeni baştan onarılmıştır.

I. Dünya Savaşı yıllarında Ruslar tarafından işgal edilen Ayasofya, askeri karargâh, hastane, depo ve savaştan sonra yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile restore edilerek, 1964 yılında müzeye çevrilmiştir.



Trabzon denilence tabiki akla gelen diğer şeyler ise Trabzon Bileziği , Telkari ve Kazaziye.
Aşağıdaki fotoğrafta bir kaç örneği toparlamaya çalıştım ama gerçek görüntüleri büyüleceği:-)


En kısa zamanda dileğim böyle kısa bile olsa yeni bir geziye çıkmak :-))

Sağlıcakla kalın.

1 Kasım 2010 Pazartesi

Kereviz Yapraklı Sütlü Kabak Çorbası

kereviz yapraklaı sütlü kabak çorbası

Çorbamın ismi epey uzun oldu ama en can alıcı malzemelerini sıralamadan edemedim:-)
Dün akşam 1 adet kalan kabağı nasıl değerlendireyim derken birden ortaya çıkan bir çorba , beni bilenler tam Neşe'nin tazrı diyeceklerdir:-)
Bu akşam yemekte lezzeti kızım tarafından tam not aldı , sebzeyi bayılarak yiyen eşim tarafından ise " aman iyiki yaptın yoksa bunu içmesek ölebilirdik" şeklinde oldu , ama daha sonra " lezzetli olmuş " ibaresinide ekledi zorlada olsa :-))
Sebze seven benim notum ise kızımla aynı , erkeklere et hakkında yorum sormak lazım hep unutuyorum:-))

Malzemeler ;

- 1 adet ortaboy dolmalık kabak ( rendelenmiş )
- 1 diş sarımsak
- 1 tepeleme çorba kaşığı un
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1/2 litre süt
- 6-7 adet kereviz yaprağı
- istenildiği kadar tuz

Unu tereyağında çok az kavuruyoruz üzerine azar azar sütü ilave ederek tel çırpıcı ile top top olmasını önleyecek şekilde karıştırıyoruz.
Rendelediğimiz sarımsağı , kabağı , tuzu ilave edip kalan sütüde ekleyip hafif ateşte pişmeye bırakıyoruz , katılaşırsa üzerine sıcak su ilave ediyoruz. Hafifçe piştikten sonra kereviz yapraklarını ekliyoruz bir kaç taşım daha kaynatıp çorbayı parçalayıcıdan geçiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

17 Ekim 2010 Pazar

Kesme Hamurlu Kırmızı Mercimek Çorbası

Mısırlı Mercimek Çorbası

Bugünkü son çorba tarifim.

Bugünlerde havalar epey güzel ama bir kaç gün sonra soğuyunca sırayla bu tariflere gereksinim duyulacak , o zaman iyiki vermişsin diyeceksiniz:-)

Bu çorbayı bugün yaptım , bununda lezzeti eşim tarafından " harika " tanımı ile onaylandı , benden söylemesi :-)

Malzemeler ;

- 1 baş soğan ( küçük küp kesilmiş )
- 1 diş rendelenmiş sarımsak
- 1 su bardağı kırmızı mercimek
- 1 çay bardağı haşlanmış yarma mısır
- 2 çorba kaşığı kesme hamur
- kırmızı pul biber
- nane
- tereyağı
- istenildiği kadar tuz

Soğanı ve sarımsağı tereyağında iyice pişene kadar kavuruyoruz. Üzerine mercimek , haşlanmış yarma mısırı ilave edip , sıcak su ekleyerek bir müddet pişiriyoruz , daha sonra kesme hamuru ve tuzu ilave edip hamur pişene kadar kısık ateşte kaynatıyoruz , katılaştıkça sıcak su ilave ediyoruz.
Tavada bir miktar tereyağı eritip üzerine kırmızı pul biber ve naneyi ekleyip hafifçe kavuruyoruz ve bu karışımı kaynayan çorbaya ilave ediyoruz ( yağ kaynar suya döküleceği için sıçrama yapabilir - dikkatli olunmalıdır ). Bu şekilde bir müddet daha kaynattıktan sonra servise hazır hale gelmiş oluyor.

Sağlıcakla kalın.

Sütlü Taneli Mısır Çorbası

Taneli mısır çorba tencerede

Yeni bir tencere fotoğraflı bir çorba tarifi daha :-) Bu çorba mutfağa girdiğim anda gözümün önünde olan konserve mısırdan birden doğaçlama olarak ortaya çıkan bir çorba , sanki diğer yemeklerimin bir farkı var:-))

Ama şunuda ilave etmeden geçemeyeceğim ,doğaçlama olabilir ama lezzeti kızım tarafından beğeni ile onaylandı.

Malzemeler;

- 1 baş kuru soğan ( küçük küp halide doğranmış )
- 1 diş rendelenmiş sarımsak
- 1 çorba kaşığı mısır unu
- 1 küçük boy haşlanmış mısır konservesi ( ya da evde haşlanmış mısır )
- tereyağı
- 1/2 kg kadar süt.
- istenildiği kadar tuz

Tereyağında soğanı ve sarımsağı iyice pişine kadar kavuruyoruz. Üzerine mısır ununu ekleyip hafifçe kavurduktan sonra az miktarda süt ekleyip kıvama getiriyoruz. Sütün tamamını , tuzu ve mısırı ekleyip bir müddet kaynatıyoruz. Eğer katılaşma olursa bir miktar süt ile istenilen kıvama getiriyoruz ve servis yapıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Çeşnili Yeşil Mercimek Çorbası- Nursen'in Katkılarıyla

yeşil biberli mercimek çorbası

Bugün bir kaç çorba tarifiyle buradayım. Fazla muhabbete girmeden teker teker başlayım :-)
Bu arada çorba kasesinde değil bu sefer tencereden çekilmiş fotoğraf ile tarif yayınlıyorum , kusura bakılmasın :-)

Bu arada bu tarifin esas sahibi sevgili arkadaşım Nursen ama bilindiği üzere ben tariflerde her zaman oynama yaptığım için , onun verdiği tarifide biraz eklemlerle bozmadım diyemem:-) Ama bu çorbamdan tadınca güzel olduğunun teyidini verdi :-)

Bu çorba acısı az yapılarak kışın çocuklar için hem doyurucu hemde lezzetli bir çorba olacaktır.

Malzemeler ;

1 baş kuru soğan ( küp küp doğranmış )
1 normal boy domates ( kabukları soyulup , küp küp doğranmış)
2 adet yeşil biber ( küçük küçük doğranmış )
1 su bardağı yeşil mercimek
1 çorba kaşığı buğday yarması
2 çorba kaşığı hamur kesmesi ( yoksa 2 çorba kaşığı küçük erişte )
1 çorba kaşığı haşlanmış nohut
50 gr. kadar kıyma ( şart değil )
1 çorba kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı kuru nane
1 çay ya da tatlı kaşığı ( isteğe bağlı ) kırmızı pul biber
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı zeytinyağı
istenildiği kadar tuz

Soğanları pişene kadar tereyağ ve zeytinyağında kavurup üzerine yeşilbiber ve domatesi katıp bir müddet daha birlikte pişiriyoruz. Üzerine kıymayı ekleyip bir müddet kavuruyoruz , pişen kıymaya biber salçasını , kırmızı pul biberi ve naneyi ekliyoruz.
Diğer bir tencerede su ile haşlayarak pişirdiğimiz mercimek ve buğday yarmasının üzerine bu karışımı ilave ediyoruz üzerine sıcak su ekliyoruz , kaynadıktan sonra içine hamur kesmelerini haşlanmış nohutu ve tuzunu ilave edip bir müddet daha kaynattıktan sonra servise hazır hale getiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

5 Eylül 2010 Pazar

Sütlü Mısır Unlu Kabak Çorbası

Sütlü Mısır Unlu Kabak Çorbası

Havalar serinlemeye başlayınca çorba vazgeçilmezlerin başında geliyor.

Evde olan kabakları unutup bugünkü alışverişte de kabak alınca bugün kabakla ilgili epey çeşit yaptım doğrusu:-)

Önce kabak dolması , sonra içinden bir önceki tarifim mücver , daha sonra bu çorba , birde zeytinyağlısını yapacaktım ama artık onuda sonra yaparım fazlası sıkmasın dedim:-)

Bu çorbayı sebzelerini değiştirerek diğer malzemelerini sabit tutarak havalar serinlemeye başlayıncı sık sık yapıyorum.

Sofranızda çocuklarında severek içeceği ve çok besleyeci bir çeşit olacağına eminim.

Malzemeler ;

- 2 adet küçük boy kabak ( kabukları soyulup çok çok küçük küp küp doğranmış )
- 1 adet küçük boy kuru soğan (çok çok küçük küp küp doğranmış )
- 2 çorba kaşığı mısır unu
- 1 litreye yakın süt
- 1 diş rendelenmiş sarımsak
- 2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı
- istenildiği kadar tuz

Soğan ve sarımsağı yağ yanmıyacak şekilde tencerinin kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişiriyoruz. Pişen soğanlara mısır ununu ilave edip biraz kavuruyoruz , daha sonra yavaş yavaş sütü ilave ederek karıştıyoruz , hemen hemen tüm sütü ilave ettikten sonra tuzunu ve doğranmış kabakları ilave edip ara ara karıştırarak tencerenin kapağı açık olarak pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.

19 Mart 2010 Cuma

Sütlü İrmikli Pırasa Çorbası

sütlü irmikli pırasa çorbası 3

Yaklaşık 1 haftadır fotoğraf yülemede sıkıntı çekiyorum . Fotoğrafları kopyaladığım siteyi açamıyorum , bugün yeni bir site buldum ( aslında elimin altındaymış ama benim haberim yokmuş:-D ) artık çalışmalar devam edebilirim :-)

Geçen hafta sonu deneyimlerimle ortaya çıkan ve aile büyüklerine test ettirtip onay aldığım bir çorbayı sizlerle paylaşmak isterim.

Aslında zeytinyağlı olarak yaptığım pırasadan artan yeşil yaprakların değerlendirilmeside denilebilir.

Malzemeler;

- 1 Paket Pırasanın Yeşil Sapları ( ince ince doğranmış)
- 1 çorba kaşığı un
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1 baş soğan ( irice doğarnmış)
- 2 çorba kaşığı irmik
- 1/2 litre süt
- 1 diş sarımsak ve istenildiği kadar tuz

Soğanı hafif yumuşayıncaya kadar kısık ateşte yağda pişiriyoruz .1 kaşı...k unu ilave edip biraz kavurup üzerine katılaşmayacağı kadar süt ilave edip karıştırarak pişiriyoruz.Geri kalan sütü , pırasaları , rendelenmiş sarımsağı , irmiği ve tuzu ilave edip çok harlı olmayan ateşte karıştırarak pişiriyoruz . Katılaştığı takdirde istediğimiz yoğunluğa gelen kadar üzerine sıcak su ilave ediyoruz .
Piştikten sonra parçalayıcıdan geçiriyor ve servis yapıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

8 Mart 2010 Pazartesi

Sütlü Mısır Unu Çorbası

Sütlü Mısır Unu Çorbası

Uzun zaman oldu gene blogumu boşladım. Ama bu sefer tembellik değil hem ufak tefek sağlık problemleri hemde işlerimin epey yoğun olması beni biraz uzak tuttu , ama gene buralardayım:-)
Birikmiş bir kaç tarif ile sizlerle birlikte olacağım.

Bu çorba , akşam işten eve gelince ,her zamanki gibi ," dur bakıyım deneyim nasıl olacak " diye kendi kendi kendime karar verdiğim bir çorba :-)
Yenildikten sonra varılan sonuç ise lezzetli olduğu , eeee bu durumda paylaşmam zorunlu oldu :-)

Malzemeler :

- 1/2 litre süt
- 3 çorba kaşığı iyi öğütülmüş mısır unu
- 1 çorba kaşığı tereyağı
- 1 baş soğan ( rondadan geçirilmiş )
- 1 diş sarımsak ( rendelenmiş ya da dövülmüş )
- istenildiği kadar tuz
- yeterince su
- üzerinin sosu için kızdırılmış yağa konulan kırmızı biber ve nane.

Soğanı ve sarımsağı iyice yumuşayana kadar tencerenin kapağı kapalı olarak tereyağında pişiriyoruz. Pişen soğana yavaş yavaş mısır ununu ekleyip hafifçe kavuruyoruz , daha sonra yavaş yavaş süt ilave ediyoruz ve mısır unu çözülüne kadar karıştırarak sütü ilave etmeye devam ediyoruz. Tuzunu ekliyoruz. Katılık durumuna göre sıcak su ilave ediyoruz. İstenilen kıvama gelene kadar kısık ateşte karıştırarak pişiriyoruz.
Pişirme işlemi bittikten sonra soğanların yenirken hissedilmesini istemiyorsak çorbayı parçalayıcıdan geçiriyoruz.
Çorbayı tabağa koyduktan sonra üzerine kırmızı biber ve naneli yağdan ekleyip servis yapıyoruz.

Özellikle çocuklar için hem besleyici hemde doyurucu bir çorba.

Sağlıcakla kalın.

28 Ocak 2010 Perşembe

Tarhana Çorbası

tarhana çorbası

Uzun seneler tarhana çorbası hep benden uzak olması gereken lezzetlerden oldu. Nedendir bilmiyorum tadına bakmadan sadece ön yargı ile sevmezdim tarhanayı .İlk defa bu yaz uzun bir rahatsızlık geçirdiğim dönemde tek yiyebildiğim yemekti ve o zamandan beride çok seviyorum .Bu lezzeti Sema Teyze bana kazandırdı hemde beni o dönemimde iyileştirdi , kendisine kocaman bir öpücük:-)
Ama genede her çeşit tarhanayı denemek konusunda biraz tutucuyum. Çok fazla koku ve aroma devreye girdiğinde pek hoşuma gitmiyor.
Fotoğrafta görünen çorba ise yoğun kokusu olmayan gerçeketen lezzetli bir tarhana.

Carrefour 'un kendi ürünü olarak satılan tarhanadan yaptım .Tarhanaya benim gibi yaklaşanlara denemelerini şiddetle tavsiye ederim.Son derece lezzetli ve yoğun aromalı değil.

Tarifimi fotoğraflara vereceğim,bu yöntemede yeni başladım , hoşumada gitmiyor değil hani:-))
Tarif 4 kişilik gibi düşünülebilir.

tarhana çorbası pişerken

Tepeleme 3 çorba kaşığı toz tarhanayı 4 su bardağı soğuk suda yarım saat kadar ara sıra karıştırarak bekletiyoruz.
Daha sonra çok harlı olmayan ateşte karıştırarak pişirmeye başlıyoruz . Katılaşma olursa istenilen kıvama gelene kadar kaynar su ilave ediyoruz.

tarhana çorbası salçası

Ayrı bir tavada 1 kibrit kutusu büyüklüğünde tereyağını kızdırıyoruz , içine tepeleme olmayacak şekilde bir çorba kaşığı biber ve 1 çorba kaşığı da domates salçası ekliyoruz ve karıştırarak bir müddet kavuruyoruz. Ocağı söndürmeye yakın bol nane ve istenilen miktarda kırmızı pul biber ve tuz ekliyoruz, bir iki karıştırmadan sonra ocağımızı kapatıyoruz.

tarhana çorbası tenecerede

Sonunda salçalı sosumuzu pişen tarhana çorbasına karıştırıp bir müddet daha karıştırarak kaynattıktan sonra çorbamız servise hazır hale getirmiş oluyoruz.

Sağlıcakla kalın.