Bu tarifi dün blogları dolaşırken http://efuli.blogspot.com/ sayfasında gördüm. Ben biraz değişiklik yaparak dün akşamki yemek için hazırladım. Bu tarif için Efuli’ye teşekkür ederim.
Malzemeler;
- 2 adet patates ( haşlanmış )
- ½ çay bardağı rendelenmiş taze kaşar peyniri
- 1 diş sarımsak ( dövülmüş )
- Nane, kırmızıbiber, tuz ve zeytinyağı
Haşlanmış patatesleri iyice püre kıvamına getirip rendelenmiş kaşar peyniri, dövülmüş sarımsak ve tuzu katarak karıştırıyoruz. Bu karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp istenildiği kadarına nane, istenilen kadarına kırmızıbiber ve istenilen kadarını sade bırakıp küçük topçuklar halinde yuvarlıyoruz.
Servis yapacağımız tabağımıza sırayla dizip dereotu ve zeytinyağında karıştırılmış kırmızıbiber ile süslüyoruz.
Sağlıcakla kalın.
31 Ağustos 2008 Pazar
Patates Topçukları
Fırında Köfte Ve Patates
Köfteleri artık annemin tarifine göre yapıyorum. Köfte tarifini bu linkten görebilirsiniz http://neseersoy.blogcu.com/annemin-koftesi_7519701.html .
Malzemeler;
- İstenildiği kadar köfte
- İstenildiği kadar yuvarlak olarak doğranmış patates
- 1 büyük boy domates
- ½ çay bardağı zeytinyağı
Köfte ve halka şeklinde doğranmış çiğ patatesleri fırın kabımıza sırayla diziyoruz. Üzerine küp küp doğranmış domatesi ilave edip zeytinyağını gezdiriyoruz.
Önceden ısıtılmış 180 derece civarındaki fırında pişene kadar tutuyoruz. Afiyet olsun.
Sağlıcakla kalın.
Yalancı Su Böreği ve Tatil
Bu sene tatilimizi sevgili arkadaşım Özlem’in annesinin yazlığında Dikili bölgesinde 2 aile olarak geçirdik. İlk defa yaz tatilimizi otel ya da tatil köyü dışında evde geçirdik. Aslında otel gittiğinizde ne yemek ne temizlik düşünüyorsunuz, yemeğiniz önünüze, temizliğiniz ise siz fark etmeden yapılıyor. Ama evin güzelliğide başkaymış.


Artık bundan sonra börek yapacağım zaman hep bu tarifi uygulayacağım çünkü çok kolay ve lezzetli oluyor.
Malzemeler;
- 3 adet yufka ( Yufkaları tazeyken dondurucuya koyup ve kullanacağınız zaman 1 saat öncesinden çıkartırsanız ilk anki gibi taze oluyor, bilginize )
- 4 yumurta
- 2 su bardağı su
- ½ su bardağı zeytinyağı
- İç malzemesi için buraya bakabilirsiniz http://neseersoy.blogcu.com/bohca-boregi_8305391.html , ya da istediğiniz malzemeyi koyabilirsiniz.
Dikdörtgen borcamımızı yağlayıp bir yufkanın kenarları dışarıda kalacak şekilde seriyoruz, üzerine diğer yufkayı parçalayarak koyuyoruz, parçalanmış yufkaların üzerine iç malzememizi yayıp, malzemenin üzerine diğer yufkayı parçalayarak koyup en üzerine kenarlarda kalan yufkayı bohça gibi katlayarak örtüyoruz. Böreğimizi istenilen ebatlarda kesip üzerine önce 2 bardak suyu ( sıcak olmayacak ) , zeytinyağını en son olarak ta çırpılmış yumurtalarınızı döküp stretch flim ile kapatıp dondurucuda ya da buzdolabında 1 saat kadar bekletiyoruz. Pişirmemize yakın çıkartıp kabımızın oda sıcaklığına bekledikten sonra önceden ısıtılmış 190–200 derecelik fırında pişene kadar tutuyoruz.
Pişer pişmez fırından çıkarırsanız üzeri çıtır çıtır olur. Su böreği kıvamında çok güzel bir börek oluyor. Afiyet olsun.
Böreğimizi hazırlayıp dondurucuda bekletip lazım olunca da pişirebilirsiniz, böylece ani gelen misafirlere hazır su böreğiniz olur :-).
Ayrıca Özlem'in sevgili teyzesine çok teşekkürler bize böyle pratik ve lezzetli bir börek kazandırdığı için.
30 Ağustos 2008 Cumartesi
Kavunda Meyve Salatası
Bu akşam yemekte arkadaşlarımız vardı, yemekten sonra basit bir şekilde meyveleri çıkartmak yerine biraz atraksiyonlu servis yapayım dedim :-)
Kavunu doğrarken birden aklıma kabuğunu tabak olarak kullanmak ve tüm meyveleri karıştırmak geldi.
Ve ayrıca ( fotoğrafta yok ama ) sevgili arkadaşım Özlem’in önümüzdeki hafta doğum günü sebebi ile ortasına da bir mum yakıp üflettim :-)
Malzemeler;
- 1 orta boy yuvarlak kavun
- 1 adet şeftali
- 1 dilim kavun
- 1 adet elma
- 6–7 tane siyah üzüm
- ½ çay bardağı bacardi ( ya da meyve likörü de olabilir )
Kavunu enlemesine kesip içini kaşık yardımı ile boşaltıyoruz. Kenarlarını belli aralıklarla üçgen şeklinden kesip süslü bir hale getiriyoruz. Kavunun diğer yarısının kabuğundan ince bir kesit alıp, onunla birlikte oyduğumuz kavunu bir torbaya koyup dondurucuda 2 saat kadar bekletiyoruz.
Bir kabın içine şeftali, kavun, elmaları küçük küçük doğrayıp üzümleri ilave ediyoruz, en son olarakta ½ çay bardağı bacardi’yi ekleyip karıştırıyoruz, kapağı kapalı olarak buzdolabında 2 saat kadar bekletiyoruz.
Servis yapacağımız zaman, meyveleri iyice karıştırıp kavunun içine koyup, ince şerit halinde olan diğer kabuğu sap şeklini verip üzerine koyuyoruz.
Sağlıcakla Kalın
30 AĞUSTOS
Kıymalı Bezelye
Geçen hafta başında yapmış olduğum ve sadece benim tükettiğim bir yemek. Aslında sadece 2 tabaklık yapmışım bana 2 öğlen yemeği için yetti, evdeki bireylerin yememesi benim işime yaradı :-) .
Bu sene dondurucuya epey az bezelye koymuşum sadece 1 torbam kaldı. Sakladığım bezelyelerde epeyce iriydi, şimdi kışın boyutu ufak dondurulmuş hazırlarla idare edeceğim.
Malzemeler;
- ½ kilo bezelye
- 1 kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 4 diş sarımsak ( ikiye bölünmüş )
- 100 gr. kadar kıyma
- 1 büyük boy domates
- 2 adet yeşil biber
- 1 çorba kaşığı domates püresi
- Tuz ve kırmızıbiber
Soğanı, domatesi, sarımsağı, yeşil biberi ve kıymayı biraz pişiriyoruz. Daha sonra düdüklü tencereye alıp bezelye, domates püresi, tuz ve kırmızıbiberini ilave edip 1 su bardağı da su ekleyerek düdüklü tencerede düdük ötüp ocağı kıstıktan sonra 10 dakika kadar pişiriyoruz.
Sağlıcakla kalın.
18 Ağustos 2008 Pazartesi
Isırgan Yemeği
Bu yemeği sevgili arkadaşım Nursen yapmıştı ve şirkete getirdi birlikte yedik. Daha önce kavurmasını yemiştim ama yemeğini ilk defa yedim ve tek bir şey söyleyebilirim lezzeti harika. Ellerine sağlık arkadaşım.
Tabi bu yemekte en büyük yardım annesinin ve ablasının çünkü ısırganlar onlar tarafından toplanıp temizlenip yıkanıp hazırlanmış:) Sevgili Türkan Teyzem ( Nursen’nin annesi ) ısırganı toplarken eldiven kullanmazmış, çünkü ısırganın değdiği yerlere şifa verir dermiş. İtiraf edeyim sanırım ben elimde eldiven bile olsa toplamaya cesaret edemem :)
Malzemeler;
- 1 demet ısırgan ( ben demet diyorum sanırım pazarlarda demet ile satılıyor )
- 1 orta boy soğan ( küp küp doğranmış )
- 1 orta boy domates ( küp küp doğranmış )
- 1 avuç bulgur
- 3 diş sarımsak ( doğranacak )
- Tereyağı
- Tuz
- Kırmızıbiber
Soğanları tereyağında pembeleştiriyoruz, üzerine domatesi ekleyerek biraz daha kavuruyoruz. Temizleyip doğradığımız ısırganları, bulguru, sarımsağı, tuzu ve kırmızıbiberi ilave edip çok azda su ekleyip ocağı kısık şekilde suyunu çok çektirmeden pişmesini sağlıyoruz.
Sağlıcakla kalın.
15 Ağustos 2008 Cuma
Sarımsaklı Pazı Kavurması
En sevdiğim sebzelerin başında pazı geliyor. Hem çok lezzetli hem de çok çabuk pişiyor.
Bu akşamki arkadaş ziyareti için hazırladım gördüğünüz kavurmayı, meze olarak çok güzel ve hafif oluyor, beyler pek rağbet göstermiyor ama biz hanımlar seviyorumJ
Malzemeler;
- 1 demet pazı
- 2 orta boy soğan ( küp küp doğranmış )
- 1 baş sarımsak
- 1 kesme şeker
- Tuz ve kırmızıbiber
Soğanları zeytinyağında çok pembeleştirmeden pişene kadar kavuruyoruz, içine tuz, kesme şeker ve kırmızıbiberi katıp yıkayıp suyunu süzüp ince ince doğradığımız pazılarımızı da katıp tencerenin kapağı kapalı olarak bir müddet pişiriyoruz. Pazılar sönüp karıştırma kıvama gelince tencerenin kapağı açık olarak suyunu çekene kadar ara sıra karıştırarak kavuruyoruz.
Ateşi söndürmeden önce dövülmüş sarımsağı katıp karıştırıyoruz.
Servis tabağımızda sunuma hazır hale getiriyoruz.
Sağlıcakla kalın.
Çikolata Soslu Kek
Bu akşam arkadaşlarımıza yemeğe gideceğiz, aslında hiç tarzım değil ve görünce de çok şaşıracaklar ama fotoğrafını gödüğünüz keki yaptım. Tarzım değil dememdeki maksat, ben genelde tuzluları yaparım kek ve pasta ile pek aram yoktur ( aslında eşim kek ve pastaya bayılır ama laf aramızda ben sevdiklerimi yapıyorum :-) )
Ama bu tarifi öğlen sevgili “ http://yasaminkiyisindan.blogcu.com “ sayfasında gördüm hemen yapmaya karar verdim, hem sevgili eşimin isteği yerine gelsin hem de yemek sonrası çayın yanına ağzımız tatlansın diye. Sevgili blog arkadaşım Yaşamınkıyısından’a teşekkür ediyorum gerçekten çok güzel bir tarif.
Şimdi tarifimize geçelim.
Malzemeler;
- 4 yumurta
- 1,5 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı eritilmiş margarin ya da sıvı yağ ( ben yarı yarıya koydum)
- 3 su bardağı un
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 3 yemek kaşığı kakao
Sosu için;
- 3 su bardağı süt
- 3 yemek kaşığı kakao
- ½ su bardağı toz şeker
Öncelikle yumurta ve şekeri yaklaşık 5 dakika çırpıcı ile karıştırıyoruz. Sütü ve yağı katıp çırpmaya devam ediyoruz. Unu, kabartma tozunu, kakao ve vanilyayı katıp iyice karışına kadar çırpmaya devam ediyoruz.
Yağladığınız ya da yağlı kâğıt serdiğini ( ben hep yağlı kağıt kullanıyorum daha kolay oluyor ) en büyük boy borcama karışımı boşaltım önceden ısıtılmış 170–180 derecedeki fırında pişine kadar tutuyoruz. Piştiğini ben bıçak batırarak anlıyorum, eğer bıçağa yapışan herhangi bir şey yoksa pişmiş demektir.
Kekimiz pişerken sosumuzu yapıyoruz.
Sütü, kakao ve şekeri karıştırıp ocakta karıştırarak pişiriyoruz, kaynadıktan sonra 5 dakika daha kısık ateşte tutuyoruz, yanından ayrılmayın taşabilir.
Pişen ve soğuyan kekimizi ufak parçalar halinde kare kare kesip çikolata sosumuza batırıp servis tabağımıza alıyoruz. Ben süslemeyi çikolata granülleriyle yaptım ama siz hindistancevizi ile yapabilirsiniz ( orjinal tarifinde hindistancevizi vardı ama ben pek kullanmadığım için evde yoktu ve çikolata granüllerini tercih ettim )
Sağlıcakla kalın.
13 Ağustos 2008 Çarşamba
Deniz Börülcesi
Bu güzel lezzet ile seneler önce iş gezisi dolayısıyla gittiğim İzmir’de Kordon’da ki Deniz Restaurant’ta tanışmıştım. Bir zamanlar neredeyse ayda 2 ya da 3 kez İzmir’ e ziyaretim olurdu ve güzelim Ege otlarından yeme şansına erişirdim. Artık İstanbul’da da Ege otlarını ( hepsini olmasa bile ) bulup pişirebiliyoruz ya da pişirilen restaurantlar fazlalaştı.
Bu sezonun ilk deniz börülcesini yapalı epey oldu, biraz önce fotoğrafları kontrol ederken rastladım ve hemen paylaşmak istedim.
Malzemeler;
- 1 demet deniz börülcesi
- 2 diş sarımsak ( dövülmüş )
- Limon ve zeytinyağı
Deniz börülcelerini iyice yıkayıp kaynamakta olan suya atıyoruz ve yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Pişirirken tuz koymayın, zaten tuzlu bir bitki olduğu için çok fazla tuzlu bir lezzet elde edersiniz.
Haşlanan deniz börülcelerinin saplarının içindeki kılçıkları tek tek çekerek çıkartıyoruz, biraz zahmetli ama sonu lezzetli bir iş.
Hazırlanmış börülcelerimizin üzerine zeytinyağ, limon ve sarımsaktan oluşan sosumuzu döküp servise hazır duruma getiriyoruz.
Sağlıcakla kalın.
Kolye
Kiremitte Tereyağlı Alabalık

Tatilimizi birlikte geçirdiğimiz sevgili arkadaşım Özlem’leri dün akşam tatil dönüşü yemeğe çağırdım. Grubumuzda bir tek ben bir hafta daha izinde olduğum için çalışmaya gidenlere bakmakla görevlendirildim :)
Tatil dönüşü yolda gelirken bir yerde “ kiremitte alabalık “ yazısı gördüm ve dilimi tutamayarak “ yarın akşam gelin size kiremitte tereyağlı alabalık yapayım “ dedim ve canım annemin sözü hemen aklıma geldi “ dilim senden çekerim zülüm “ ama çok geçti, , herkes “ oooo tamam geliyoruz yap “ dedi :)
Uzun zamandır alabalık yapmamıştım, aslında Karadeniz’de ( inşallah Şeker Bayramında doyasıya yeriz çünkü Çamlıhemşin’e gideceğiz ) ya da dere kenarında çiftliklerinde yemek en lezzetlisi ama benim yaptığımı da beğendiler.
Dün sabah sadece abalık almak için gittiğim Carefour’dan elim kolum dolu olarak en son balığı alarak 3 saatte çıktım, ama ne yapayım tüm mağazalar indirim yapmış ve hepsi beni bekliyorlardı, üstelik iş günü o kadar da tenhaydılar ki içim gitti doğrusu :)
Artık balığı anlatmanın zamanı geldi sanırım :)
Malzemeler;
- 5 adet alabalık ( siz âdeti belirleyebilirsiniz, ben 5 kişilik yaptım )
- 4 adet soyulmuş ve dilim dilim doğranmış domates
- 5 adet taze soğan
- Her bir balık için 1 çorba kaşığı kadar tereyağı
- Tuz
Balık şeklindeki güveçleri tereyağı ile yağlıyoruz. İçine tuzladığımız balıkları koyup yanlarına domates ve yeşil soğanları yerleştiriyoruz, sivri biberde yakışır ama ben konuklarım pek sevmediği için koymadım. Tereyağlarını parça parça balığın içine üzerine ve kenarlarına yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişene kadar tutuyoruz.
Sağlıcakla kalın.
Bamya Kızartması
Tatilimiz sırasında ziyaret ettiğimiz sevgili arkadaşım Özlem’in çok tatlı yengesi tarafından bize hazırlanan mükellef sofranın üyelerinden bir tanesi. O güne kadar ne yedim ne de duymuştum. Ama diyebilirim ki masada o ana kadar bamya yemeyenler bile bayılarak yediler:-)
Yengeyi tam anneme benzettim, kendisi doğru dürüst masada oturmayan hizmet ve sürekli “ ne olursunuz hadi yiyin “ diyen çok tatlı birisi. Bahsetmeden geçemeyeceğim, çok güzel el becerileri var takı tasarım kursuna gitmiş bana da harika bir kolye armağan etti, çok ama çok şık gerçekten, buradan da kendisine sevgilerimi yolluyorum ve kocaman öpüyorum.
Bu tarife malzeme vermeye gerek yok, bu sebep ile direk yapılışına geçiyorum.
“ aslında çok daha iri bamyalarla daha güzel oluyormuş, ben bulabilirsem onlarla deneyeceğim “
Dağılmadan haşladığımız bamyaların suyunu süzüp hafifçe tuzlayıp mısır ununa bulayıp kızgın yağda kızartıyoruz ve servise hazır hale gelmiş oluyor.
Sağlıcakla kalın.
Fırında Helva
Özellikle balık yaptığım zamanlarda sunduğum ve yapılışı çok kolay olan bir tatlı.
Bu tarifi aylar öncesi biraz değişik olarak vermiştim, hatta o zaman pişmiş halini değil pişmemiş halini yayınlayabilmiştim, çünkü fotoğrafını çekmek ancak yedikten sonra aklıma gelmişti :-)
Malzemeler ;
- 2 adet orta boy armut
- 2 adet orta boy şeftali
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1 paket sade tahin helvası
Tüm malzemeleri sırayla rondodan geçirdikten sonra tarçını ilave edip fırın kabına koyuyoruz.
Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 15 dakika kadar pişirip ,fırını ızgara kısmına çevirip üzeri kızara kadar tutuyoruz. (Ben daha önce elma ile denemiştim o da çok güzel oluyor, bu sefer elma olmadığı için armut ve şeftali ile denedim )
Fırından çıkarıp hafif soğuyunca servis yapıyoruz.
Sağlıcakla kalın.